İbni Vehb anlatıyor: Bana Ömer b. Muhammed, Salim b. Abdullah aracılığıyla babası Abdullah b. Ömer (r.a.)m şöyle dediğini anlattı:
«Ömer (r.a.)’ın bir şey hakkında “Ben bunun şöyle olduğunu sanıyorum1′ deyip de, zannettiği gibi çıkmayan hiçbir sözünü duymadım. Bir gün Ömer oturuyorken yakışıklı bir adam geçti. Bunun üzerine Ömer tahminim beni yanılttımı ne şu adam cahiliye dönemindeki dini üzerinde yada onların kâhini idi. Adamı bana çağırın! dedi. Adam çağrıldı. Ömer (r.a.) ona: “Ben firasetli bir adamdım ama bu sefer) tahminim galiba yanıldı. Sen ya hâla cahiliye dönemindeki dinin üzeresin yada sen kavrniyin kâhini idin? değilmi» diye sordu. Adam da “Müslüman bir kimsenin bu günkü karşılandığı şekilde karşılanışını şimdiye kadar hiç görmemiştim.” dedi. Ömer de: “Şüphesiz ben senden sadece bana haber verdiğin şeyi söylemeni istiyorum,” deyince adam da: “Evet ben cahiliye döneminde onların kâhini idim” deyince Ömer (r.a.) “Senin Cinnin sana getirdiği haberler arasında en hayrete giden hangisi idî?” diye sorunca adam şöyle anlattı.:
