Peygamberimiz Ne Zaman Peygamberdi

Haİid  el-Hazzâ’ın  Abdullah b.  Şakîk’tan  nakline göre  İbni Ebî Ced’â şöyle anlatıyor.

 “Yâ Rasûlellah! Ne zaman peygamberdin?” dedim. Efendimiz de; “Âdem ruh ile ceset arasındayken” buyurdu.[102]

Mansur b. Sa’d ve (ifade sahibi) İbrahim b. Tahmanm Büdeyl b. Meysere, Abdullah b. Şakîk isnadjyla nakillerine göre Meysera el-Fecr şöyle anlatıyor; Peygamber (s.a.v.)e

“Ne zaman Nebî idin?1′ diye sordumda;

 ‘Adem ruh ile cesed arasındayken” buyurdu.[103]

Tirmizî, Velid b. Şucâ.-Velîd b. Müslim. Evzaî. Yahya b. Ebî Ke­sir, Ebû Seleme isnadıyla Ebû Hureyre’den (r.a.) şöyle rivayet eder; Efendimize;

-Sana Peygamberlik ne zaman tahakkuk etti? diye sorulmuştuda;

Âdem’in yaratılışı ile ona ruhun üflenişi arasında ben peygamber îdim” buyurdu.[104] Tirmizî “bu hasen, garip bir hadistir” der.

Derimki: eğer Velîd b. Müslim’de hadisçilik yönünde gevşeklik ol­masaydı. Tirmizî bu hadisi mutlaka sahih sayacaktı.

Yûnus b. Bükeyr, İbni îshak, Sevr b. Yezîd, Halid b. Mu’dân, yolu ile Efendimizin Ashabından bir kısmının;

Yâ Rasülullah! Bize kendinden haber ver, dedikte, bize;

“Ben babam İbrahim’in duası, İsa’nın müjdesiyim. Annem bana hamile kaldığında, sanki kendisinden bir nurun çıkıpta, Şam topra­klarındaki Busrâ şehrinin saraylarını aydınlattığını görmüş” buyurdu, dediklerini haber verdi.[105]

İnşallah hasen bir isnad ile Irbaz b. Sâriye’den (r.a.) Nebi (s.a.v)i şöyle derken işittiğini rivayet ettik:

“Ben Abdullah’ım. Peygamberlerin sonuncusuyum. Ben Peygam­ber seçildiğim zaman. Âdem (a.s.) çamurunda yatıyordu. Bundan size haber vereceğim. Ben Babam İbrahim’in düasıyım. İsa’nın müjdesi ba­na aittir. Annemin gördüğü rüya (nın gerçeği) benim.

Hakikaten Rasülullah (s.a.v.) in annesi onu doğururken Şam Sa­raylarını aydınlatan bir nur görmüştü.[106]

Bu rivayeti Leys ile İbni Vehb’te Muâviye b. Salih, Said b. Suveyd Abdül’a’lâ b. Hilâl es-Süllemî isnadıyla Irbaz’dan (r.a.) nakleder.

Yine Ebû Bekir b. Ebî Meryem el- Gassânî de Saîd b. SUveyd aracılığıyla Irbaz (r.a.)’tan aynısını nakleder.

Ferec b. Fudâle derki; Bize Lokman b. Amir, Ebû Ümame (r.a.)ı şöyle derken işittiğini anlattı. (Yâ Rasûlellah! Peygamberliğin baş langıcı ne şekilde oldu? diye sordumda. Efendimiz (s.a.v.) de şöyle buyurdu:

İbrahim (a.s)’ın duası, İsa’nın müjdesi benim Annem kendisinden çıkan bir nurun Şam sarayaîarını ayadınlattığını görmüştü.

Hadisi İmam Ahmed Müsned’inde Ebûn-Nadr-Ferec isnadıyla ri­vayet eder.[107]

“W Efendimizin hadiste geçen “müncedilün” sözü yatan demektir. İbrahimin düâsı ise Bakara’daki (ayet 29) Ey Rabbim! Onlar içinde birde Peygamber gönder” ayetidir. İsa’nın Müjdesi ise; “Benden sonra adı Ahmed olarak gelecek olan Rasülü müjdeleyerek” (saf suresi ayet 6) ayetidir.[108]

Ebû Damra, Cafer b. Muhammed  aracılığıyla babasından Nebi (sav)in şöyle buyurduğunu anlatır:

“Allah arzı ikiye ayırıp beni onun hayırlı kısmından yaptı. Sonra bu yarımıda üçe ayırıp ben üçte birin en hayırlısından oldum, sonra insanlardan Arablan seçti, Araptan’da Kureyş’i, Kureyş’tende Haşim oğullarını, Haşim oğullanhdanda Abdulmuttalib oğullarını, Abdülmut-talib oğullanndanda beni seçti.” Bu senedce Mürsel bir hadistir.[109]

Zahr b. Hısn dedesi Humeyd b. Münhibin şöyle dediğini rivayet eder.;

-Dedem Huraym b. Evs b. Harice’yi işittim, Diyordu ki; Tebük seferinden henüz dönmüş olan Rasülüllah’ın yanına hicret ettim. Ab-bas (r.a.)’ı işittim; “Yâ Rasülallah! Seni övmek istiyorum”, diyordu. Efendimiz de ‘Allah ağzındaki dişleri kırmasın, söyle” buyurdu. Ab-bas ta şu şiiri söyledi.

1- Dünyaya  gelmeden  önce   Cennetle  ve   (Adem  ve  Havvanın) yaprak örttükleri yerde de güzeldin.

2- Sonra (Ademin Sulbünde) dünyaya indin. Sen ne insansın ne et parçası nede kan!.

3- Aksine ehli ğarkolupta kendi (Nuh’un Sulbünde) gemiye bine­rek

4- Sulbden rahme geçen sensin. Bir âlem geçince diğer asır gelip göründü.

5- Senin koruyucu evin nice yıldırım gibi süratli koruyucuları ih­tiva eder. (sen kavmiyin ortasısın) Ondan sonra kuşaklar nesiller ge­lir.

6- Sen doğunca dünya aydınlandı, nurunla ufuklar parladı.

7- Biz o ziyada o nurda iken doğru yollan aşıp gittin.[110]

Şiirdeki “Zılâl” cennettir. Allah(c.c) “Muttekiler zılalde (cennette) dir” buyuruyor. (Murselat 41) yine “Müstevda”‘ kelimesi Adem ile Havvanın üzerlerine ağaç yaprağı ör­terek tesettürlendikleri yerin adıdır. Yani, sen orada idinde, yeryüzü­ne Ademin sulbünden indin; yoksa beşer ve et parçası değildin, de­mektir. «(Gemiye biniyordun) ile Nuh (a.s.)ın sulbünden geliyordun demeyi kasdediyor.» Buradaki Sâlib sulb demektir. Sulb, saleb olarakta söylenir.

Et-Tabak asır, devir demektir. Bir devir geçer öbürü gelir. Sanki devir bütün dünyayı kaplar. Efendimizin yağmur duasında söylediği (“Allahım bize, doyurup kandıran suyu bol, dünyayı kaplayan bir yağmur ver[111] hadisi bu anlamdadır. Kur’andaki (inşikak 19) “siz elbette bir halden Öbür hale döneceksiniz” ayetinde de ”hal” anlamınadır. Şiirdeki Nitak “Kuşak olup ortaya bağlanmaktan kinaye olarak “Sen kavmiyin ne-sebce ortasısın” demektir. Onu yukarıya diğerlerimde onun altına kuşak yaptı. [112]
[102] Müsned 4/66 5/379. İbni Ebî Şeyhe 14/292 Buhârî Tarih 7/374 Ukaylî Zuafâ 4/300

[103] Buharı Tarih 7/374; Müsned 4/59; İbni Sa’d 7/60; Hakim 2/608; Hakim isnadı sahihtir, derken Zehebî’de sahih diyor.

[104] Tirmizî 3688; Hâkim 2/609 Hâkim hadis hakkında hüküm belirtmez. Ancak Zehebî Telhisinde “Bu, Önceki meysera hadisinin şahididir.” der. Hatib Ta­rih-i Bağdad 3/70 5/83 Beyhâkî Delâil.

[105] Müsned 4/127 128. 5/262. Beyhakî Delâil 1/83 İhni Hişâm 1/170. İbni Sa’d 1/102 Hâkim 2/600 de sahih sayar ve Zehebî de bunu kabul eder. Taberî 1/458 Beğavİ 1/111. Ebû Nûaym Delâiİ 1/69 İ. Sa’d (ilk baskı) 1/96 Hakim 2/600 Taberâni Kebir 8/206 18/253

[106] Müsned 5/262 4/128 îbni Hişâm 1/188 Beyhakî Delâil 1/80 130 Hakim 2/600 Taberanî 18/252.

[107] Müsned 5/262.

[108] Bu izah için bak Beyhakî Delâil 1/81.

[109] İbni Sa’d 1/20 Bu mürseldir.  Çünki Caferin babası Muhammed b. Ali b. Hüseyin b. Ali sahabî değildir.

[110] Hâkim 3/326 Ebû Nûaym Hilye 1/364 El- Bed-i vet Tarih 5/26 Tehzib’i Tarih-i Dımışk. 1/350. İbni Kesir Sire 1/195 Bazıları bu şiiri Hassan b. Sabite İsnad ederler.

[111] Abdürrezzak 4908 Müsned 4/35-36-235, İbni Ebî Şeybe 10/219 11/500 E. Dâvûd 1169. İbni Mace 1270 1269 Hakim 1/327 328 İbni Huzeyme 1416 Hatib. Bağdad Tarihi 1/336 Tahavî Meânî 1/323 Taberânî 10/345-12/130 Beyhakî 3/355 Nesaî 3/160 Taberânî Dûâ 2188,2190,2191.

[112] İmam Zehebi, Tarihu’l-İslam, Cantaş Yayınları: 1/107-111

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: