Efendimizin Tevrat’taki Sıfatı

Bize Sittü’l Ehl b. Alvân, Behâ Abdürrahmân- Menûcehr b. Mu-hammed, Hibetullah b. Ahmed, Hüseyn b. Ali b. Bathâ, Muhammed b. Hüseyin el-Harrâni, Muhammed b. Saîd el Ras’anî, el-Muâfâ b. Süleyman, Füleyh, Hüal b. Ali isnadıyla Atâ’nın şöyle dediğini nak­leder:

– Abdullah b. Amr b. el-Âs (r.a.)’a rastlayıp, “bana Rasülullah’ın Tevrattaki sıfatını anlat” dedim. O da “Peki” diyerek şöyle anlattı:

-Vallahi O (s.a.v.) Kur’andaki (bir takım) sıfatlarla Tevrat’tada anlatılmıştır:

«Ey Nebi! Biz seni Şahit, Müjdeci, Korkutucu,[58] Ümmilerin sığı­nağı olarak gönderdik. Sen benim kulum ve Rasülümsün. Seni Ben “El- Mütevekkil” diye adlandırdım. O sert dilli katı kalbli, çarşılarda çığırtkanlık yapan biri değildir. Kötülüğü kötülükle defetmez. Ama af edip, bağışlar. Aliah onunla eğilmiş bir milleti (dini) doğrultup onlar “Lâ ilahe illallah'” deyinceye kadar onun ruhunu kabzetmeyecektir. Onunla kör gözleri, sağır kulakları ve perdeli kalpleri açar.»

Atâ devamla derki: Sonra Ka’bü’l Ahbar’a rastlayınca aynı şeyleri önada sordum. İkiside ifâdelerinde hiç çelişkiye düşmediler. Ancak Ka’b kendi dilinde “kör olmuş gözleri, sağır kulakları, perdeli kalpleri” şeklinde söyledi.

Buhârî bu hadisi, El-Avfi- Füleyh isnadıyla nakleder.[59]

Yine bu haberi Said b. Ebî Hilâl b. Üsame – Atâ b, Yesâr isnadı-yla Abdullah b. Selam’dan da aynı şekilde nakleder.[60]

Sonra Atâ derki: Bana Ebû Vâkid el Leysî, Ka’bü’l Ahbar’i aynen ıs Abdullah b. Selam’in anlattığı gibi söylerken, işittiğini haber verdi.[61]

Derimki: Bu daha doğrudur. Çünki Atâ, Ka’b a yetişmemiştir.

Hadisin bir benzerini de Ebû öassân Muhammed b. Mutarrif-Zeyd b. Eşlem isnadıyla Abdullah b. SelJâm’in “Nebi (s.a.v.) in Tevrattaki sıfatı şudur” diyerek anlatır.[62]

Atâ b. Sâib, Ebû Ubeyde- (Abdullah b. Mes’ûd)[63] isnadıyla babası Mes’ud dan  şöyle nakleder. Allah peygamberini, bir adamı  cennete girsin diye ona göndermişti. O bir kiliseye girdi. Birde orada bir yahûdi ile karşılaştı. Bu yahudi Tevrat okuyordu. Nebi (s.a.v.)in sıfa­tına dair olan ayete gelince duruyorlardı. Kilisenin bir köşesinde ha­sta bir adam vardı. Nebi (s.a.v.) “Ne olduda durdu­nuz?” buyurunca hasta olan adam: “Bîr peygamberin sıfatına geldi-lerde ondan durdular” dedi. Sonra bu hasta sürünerek gelip Tevratı aldı ve okuyarak Nebi (s.a.v.) ile Ümmetinin sıfatına dair olan ayete gelip: “Bu senin ve ümmetiyin sıfatı. Ben Allah’tan başka ilah olma­dığına ve senin Rasülullah olduğuna şahadet ederim” dedi. ! ve adam Öldü. Nebi (s.a.v.) de  “Kardeşinize (cenazesi kalkması için) veli olun,” buyurdu.[64]

Bize bir gurup insan, İbni’l Lettî – Ebû Vakt- Dâvûdî- İbni Ha-mûye- İsâ es Semerkandî, Daramı- Mücahit b. Mûsâ- Ma’n b, İsâ -Muâviye b. Salih- Ebû Ferve – isnadıyla haber verdiler ki. İbni Ab-bas (r.a.) Ka’b’a ‘Tevrat’ta RasUliUIah’m sıfatını nasıl buluyorsunuz?”‘ diye sordu. Ka’b da. ‘Abdullah oğlu Muhammed, Mekke’de doğacak, Tâbe’ye göçecek. Mülkü Şam’a kadar varacak. Kötülük yapmaz çarş ılarda çığırtkanlık yapmaz. Kötülüğe kötülükle karşılık vermez, ama af, edip bağışlar. Ümmeti Hamdedicidir. Her sevinçte Allah’a hamde-derler. Her coşkuda Allah’a tekbir ederler. Parmak uçlarını yıkarlar. Bellerine kuşak tutarlar. Namazda düşmana karşı durdukları gibi saf tutarlar. Mescitlerindeki seslerinin yankısı arı sesi gibidir. Müezzinlerinin sesi gökyüzünde işitilir.” şeklinde buluruz, dedi.[65]

Yunus b. Bükeyr, İbni İshak- Muhammed b. Sabit b. Şurahbil is­nadıyla Ümmü’d-Derdâ (r.a.)’dan şöyle nakleder: Ka’b’a “Nebi (s.a.v.)’in Tevrattaki sıfatını nasıl buluyorsunuz?” diye sordum O da…..î1diyerek Atâ’nın hadisindeki gibi anlattı. [66]

[58] Buraya kadar Kur’an’daki Ahzab 45. ayeti ile aynı ifadedir.

[59] Bu hadisi ZeheM kendi isnadı ile nakleder. Ayrıca hadis için bak Buharı Tefsir Sure 48/3 , Bûyû /50, Müsned 2/174-448-6/236 Dârami Mukaddi­me 2, Taberânî Kebir 11/312 Fesevî Tarih 3/274, Beyhakî Delâil a/373-374

[60] Buharı aynı yer. Beyhakî 1/376

[61] Ebû Vakıd el-Leyş (r.a.) sahabedir. Bu haberi Beyhakî Delâil 1/376 da Ab­dullah b. Selam’dan şöyle nakleder.:

Biz Rasülullah’tn sıfatını (Tevrarta) şöyle buluyorduk.: “Biz seni ŞahidT Müjdeci, Korkutucu ve Ümmilerin sığınağı olarak gönderdik. Sen benim kulum ve elçinısin. Ben onu Mütevekkil diye adlandırdım. Ne katı kalpli ne sert dilli nede çarşılarda çığırtkandır. Kötülüğe aynıyla karşılık ver­mez. Ama af edip bağışlar, ve vazgeçer. Ben onun ruhunu eğri Milleti doğrultupta, Lâ ilahe illallah söyletinceye kadar kabz etmeyeceğim. Biz onun vasıtsiyla kör gözleri, sağır kulakları ve perdeli kalpleri açarız.

[62] T. Tarih-i Dımışk 1/341, Beyhakî Delâil  1/376

[63] Buradaki “Abdullah b. Mesûd” ismi yanlış geçmiş Esas Zincir Ata b. Es-Said- Ebû Ubeyde- Babası – Şeklinde dir. Çünkü bu Ebû Ubeyd, Abdullah h Mes’udun oğludur. Affan’ın rivayetinde İse Ebû Ubeyd babası ibni Mes’ut’tan şeklindedir. Yoksa İbni Mesudun babası zaten bu hadiseleri görmedi.

[64] İmam Ahmed Müsned 1/416 Beyhakî Delâil 6/273, İbni Kesir El- Bidaye’ de bunu İbni Ebî Şeybe rivayeti olarak verir. 6/176

[65] Nihayetü’l İreb 16/119

[66] Beyhakî Delâil  1/377

      İmam Zehebi, Tarihu’l-İslam, Cantaş Yayınları: 1/159-161

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: