Hz.Hatice (R.A.) İle Evlenişi

İbni İshak anlatıyor: Huveylid b. Esed b. Abdü’l Uzza b. Kusay kızı Hatice, ki dedeleri Kusay’a Peygamber (s.a.v.)’den bir göbek daha yakındı. Şerefli, mal ve mülk sahibi, ticaretle uğraşan bir kadın olup malının idaresi için erkekleri kiralardı. Zaten Kureyş halkı tüccardı. Peygamberimize, kendine ait bir malı Şam’a götürmesi teklifini yaptı. O da beraberinde adı Meysere olan bir çocukla Şam’a hareket etti. Yolda bir dağ kilisesine yakın yerde, bir ağaç altında konakladılar. Rahib yukarıdan Meysere’ye bakıp “‘kim bu?” diye sordu. O da “Ku­reyşten biri” diye cevap verince Rahib: “Bu ağacın altında ancak peygamber olan birisi konaklamıştır.” dedi.

Sonra Efendimiz malını satıp karşılığında alacağını alip döndü. İddia edildiğine göre Meysere sıcak arttığında Efendimizi yürürken iki meleğin gölgelendirdiğini görürmüş.[3]

Efendimizin ticaret için Şam’a çıkış hadisesini Mehâmiİî de çok zayıf bir râvi olan Abdullah b. Şebîb, Ebû Bekr b. Şeybe, Amr b. Ebî Bekr b. El-Adevî, Musa b. Şeybe, Umeyre b. Abdullah b. Ka’b b. Mâ­lik, Ümmü Sa’d b. er-Rabî isnadıyla Ya’lâ’nın kız kardeşi Nefise b. Umeyye’nin:

“Rasülüllah (s.a.v.) yirmi beş yaşına basınca1′ diyerek haberi uzunca anlatır. Ancak bu Münker bir hadistir. Orada ”Efendimiz Mekke’ye geldiğinde Hatice onun getirdiklerini sattida bir misli yada ona yakın kâr etti” der.[4]

Meysere bu rahibin sözünü ve iki meleğin gölgeleyişini Haticeye anlattı. O akıllı ve iyi görüşlü bir kadındı. Hemen Peygambere:

“Ey amca oğlu! Ben senin akraba oluşun, güvenilirliğin, doğrulu­ğun ve iyi ahlakın sebebiyle sana rağbet ediyorum” diye haber yolla­dı. Sonra evlenme teklif etti. Efendimiz bu durumu amcalarına açtı. Amcası Hamza da beraber gelerek Huveylid’in yanma girip Hatice’ye düğür oldular. Peygamber (s.a.v.) Hatice’ye yirmi genç deve mihir verdi. Ölünceye kadar üzerine evlenmedi. Efendimiz onunla evlendi­ğinde yirmi beş yaşında idi.

Müsned adlı eserinde İmam Ahmed, Ebû Kâmil, Hammâd, Am-mâr b. Ebî Ammâr yolu ile (Hammadm tahminine göre) İbni Abbas (r.a.)ın şöyle dediğini anlatır:

-Rasûlullah (s.a.v.) Hatice’den bahsetmişti. Babası Hatice’yi Efen­dimizle evlendirmek istemiyormuş. Hatice yiyecek içecek şeyler ha­zırlayıp babasını ve Kureyş’ten bir gurup insanı davet etmişti. Yiyip tâ sarhoş olana kadar içtiler. O zaman Hatice babasına (Muhammed beni istiyor beni onunla evlendir) dedi. O da onunla (s.a.v.)in evlen­mesini kabul etti. Hatice de ona safran kokusu sürüp âdetleri üzeri­ne ona elbise giydirdi. Babası ayıhnca kendi üstündekilere baktıki güzel koku sürülüp bitmiş. Bunun üzerine “bana ne oluyor?” dedi. Hz. Hatice de:

-Beni Muhammed’le evlendirdin, cevabını verdi. O da “Ben seni Ebû Talibin yetimiyle evlendirdim ha! Ömrüme yemin olsunki hayır!” dedi. Haticede “Utanmıyormusun! sen benimle birlikte kendini sarhoş olmakla Kureyşin önünde akılsızmı yapmak istiyorsun,” diye itiraz ederek sonunda buna babasını razı etti.[5]

Bu kıssanın bir bölümünü A’meş, Ebû Halid el Vâlibî aracılığıyla Câbir b. Semüre (r.a.) ve diğerlerinden rivayet eder.

Peygamberimiz (s.a.v.)’in İbrahim dışındaki bütün çocukları Hati­ce’den doğmuştur. Bunlar: Kasım, Tayyib ve Tâhir, (ki bu Uçüde Pey­gamberlik öncesi emzikte iken küçükken ölenlerdir.)- Rukiyye, Zey­nep, Ümmü KUlsüm ve Fatıma (r.a.) lardır. Rukıyye ile Ümmü Kül-süm, Hz. Osmanla; Zeynep, Ebu’l Âs ile; Fatıma da Ali (r.a.) ile ev­lendi.[6]

[3] İbni İshak Sire s. 81 İbni Hişam 1/187-188 Taberî 1/521 Ebû Nuaym De-lâil 1/172 No 110 Beyhakî Delâil 2/66 İbni Sa’d ayrı bir isnad ile 1/130 Ravdû’l Unf 1/211

[4] İbni Sa’d 1/120 Ebû Nuaym 1/172 Nihayetü’l İreb 16/97 İbni Asakir Teh-zîb’i Tarihi Dımışk

[5] Müsned 1/213-214 Taberanî aynı îsnadla Kebirin’de nakleder Beyhakî De-lâilde aynı isnad ile kısa olarak nakleder. 2/72 Ancak Beyhakî yine 2/71-72, de bu hadiseyi başka bir isnad ile Ammar b. Yâsirden nakleder. Ancak aynı olayı rivayet eden ravi Ömer b. Ebû Bekr el Mûsilî’nin “Ha­tice (r.a.)ı evlendirenin amcası olduğunda icma var” dediğini bildirir. İbni Sa’d da kıssayı Ebû Miclez’a’dan bu şekilde nakleder. Ancak İbni Sa’d 1/132 de Taberî’de Tarih l/522de Vakidî’den bu haberi naklettikten sonra Vakidî’nin:

[6] İbni İshak Sîre 102; İbni Hişam 1/190; Beyhakî Delâil 2/69; Ebû Ifoeyde Ma’mer b. Müsenna “Tesnıiyetü ezvacinnebiyyi” S.4S-53; Nevevî Tehzîbü’l Esma 1/26; Taberî Tarihi Dımışk 1/293; Mizzî T. Kemâl 1/192.

Burada şuna işaret edelim: Tayyib ve Tâhir iki ayrı çocuk değil bunlar Abdullah’ın lakabıdır. İbni Sa’d’m 1/133’te; İbni Kayyim’in (1/103) Zâdü’l Meâd’da Süheylî’nin Ravdü’I Unf’ta belirttikleri budur. Yine aynı yerlerde Abdullah’ın Ölümünün Peygamberlikten sonra oîduğu anlatılır.

      İmam Zehebi, Tarihu’l-İslam, Cantaş Yayınları: 1/129-131

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: