Ebû Bekr’in Yardımı İle İslam Olanlar

İbni İshâk anlatıyor. Ebû Bekir kavmi ile çok iyi ülfeti olan, se­vilen, yumuşak huylu biriydi. Kureyş kabilesinin en iyi nesebine mensuptu. İyi ahlakıyla tanınan bir tacirdi. İslama girince kendi ka­bilesinden güvendikleri kendine gelip giden kimseleri İslama da’vet etmeye başladı. Onun da’veti ile :

1- Osman

2- Zübeyir,

3- Abdürrahman b. Avf,

4- Talha b. Ubey-dullah,

5- Sa’d b. Ebî Vakkâs müslüman oldu. Ebû Bekir onları isla-ma girdiklerinde Nebi (s.a.v.)’e getirdi.

İşte şu adları geçen sekiz kişi ilk inanıp, namaz kılan ve Efendi­miz (s.a.v.)’i tasdik edenlerdir.[38]

Bundan sonra

1- Ebû Ubeyde Âmir b. Abdillah b. el- Cerrah el Fihri ,

2- Ebû Seleme Abdullah b. Abdü’l Esed b. Hilâl b. Abdillah el- Mahzûmi,

3- Erkam b. Ebi’l Erkam b. Esed b. Abdillah el-Mahz~ ümi,

4- Osman b. Maz’ûn el- Cümehî ile kardeşleri,

5- Kudâme

6- Abdullah,

7- Ubeyde b. el-Hâris b. el-Muttalib b. Abdil Menâf el-Muttalibî,

8- Said b. Zeyd b. Amr b. Nüfeyl el-Adevî

9- Karısı Fatı-ma bn. Hattab (ki Ömerin bacısıdır.)

10- Esma bn. Ebî Bekr

11- Habbâb b. el-Eratt,

12- Umeyr b. Ebî Vakkas,

13- Kardeşi Sa’d b. Ebî Vakkas,

14- Abdullah b. Mes’ût,

15- Suleyt b. Amr b, Abdi Şems el Âmiri

16- Kardeşi Hâtib b. Amr,

17- Ayyaş b. Ebî Rabia b. el-Muğire el- Mahzûmi

18- Karısı Esma, 19- Huneys b. Huzâfe Es Seh-mî,

20- Âmir b. Rabia,

21- Abdullah b. Cahş b. Riâb el-Esedî,

22- Ebû Ahmed b. Cahş b. Riâb,

23- Ca’fer b. Ebî Tâlib,

24- Kansı Esma bn. Umeys,

25- Hâtıb b. Haris el-Cumehi,

26- Kansi Faüma b. Mü~ cellef,

27- Hattab b. Haris el-Cumehi,

28- Kansı Fükeyhe bn. Yesâr,

29- Ma’mer b. Haris,

30- Sâib b. Osman h. Mazûn,

31- Muttalib b. Ezher b. Abdi Avf el-Adevi ez Zuhrî,

32- Karısı Ramle bn. Ebî Avf,

33- En-Nahhâm lakabH Nûaym b.  Abdillah b.  Esed  el-Adevî,

34- Âmir b. Füheyr (Ebî Bekrin Kölesi),

35- Hâlid b. Said b. el Âs b. Ümeyye,

36- Ümeyme b. Halef,

37- Hatıb b. Amr,

38- Ebû Huzeyfe Mehşem b, Utbe b. Rabiâ,

39- Vâkid b. Abdillah,

40- Halid b. Büke­yr,

41- Amir b. Bükeyr,

42- Akıl b. Bükeyr,

43- İyâs b. Bükeyr,

44- Ammâr b. Yasir,

45- Suheyb b. Sinan en Nemerî.[39]

Muhammed b. Ömer el-Vâkidî, İbrahim b. Muhammed b. Talha isnadıyla Talha b. Ubeydullah’ın şöyle dediğini anlatıyor:

-Busrâ Şehrinin panayırına gitmiştim. Birde ne göreyim papazın birisi manastırında “Pazara gelen halka bir sorun bakalım içlerinde Harem halkından kimse varmıymış?” diyordu. Ben “Evet ben varım” dedim. Papazda: “Ahmed zuhur ettimi?” dedi. Ben “Ahmed de kim?” dedim. O da; “Ahmed b. Abdillah, b. Abdi’l Muttalib”tir. İşte bu ay onun  geleceği  aydv.  O Peygamberlerin  sonuncusudur.  Çıkacağı  yer Harem (Kabe) olup, göçeceği yer hurmalık, kara taşlık ve çorak bir yer olacaktır. Ona katılmada sakın geçilmemeye dikkat et” dedi. Tal­ha derki:

-Kalbime bir şey düştü, derhal Mekke’ye döndüm ve “Yeni bir şey oldu mu?” diye sordum. “Evet, Muhmmed b. Abdillah Peygamber olduğunu ilan etti, Ebû Kuhâfe oğlu (Ebû Bekir) de ona tâbi oldu” dediler. Ben Ebû Bekrin yanına girdim ve “Şu zâta tabi oldun mu?” dedim. “Evet, yürü varda sende ona tâbi ol!” dedi.

Talha ona Rahibin dediğini haber verdi. Ebû Bekir de Talha’yi alıp Nebi (s.a.v.)’in yanına girdiler. Böylece Talha müslüman olup du­rumu Rasûl’Ü Ekrem’e de anlattı.

Ebû Bekir ile Talha İslama girdiklerinde Nevfel b. Huveylid b. el Adeviyye denen herif ikisinide yakalayıp bir ipe bağlamıştı. Teym oğullan onları konamamıştı. Bu Nevfel “Kureyş aslanı” diye tanınırdı. Bu olay sebebiyle Ebû Bekir ile Talha’ya “Karineyn” diye ad veril­miştir.[40]

İsmail b. Mucâlid, Beyan b. Bişr, Vebera (b. Abdirrahman) isnâdıyla Hemmam’m şöyle dediğini anlatır: «Ammar b. Yâsir’i şöyle derken işittim: “Rasülüllah (s.a.v.)i (Peygamberliğin ilk yıllarında) görmüştüm. Beraberinde beş köle iki kadın ve Ebû Bekirden başka hiç kimse yoktu.[41]

Derimki: Ammar (r.a.) burada Ali’yi anmıyor. Çünkü O on yaşla­rında bir çocuktu. Abbâs b. Salim ile Yahya b. Ebî Kesir, Ebû Ümâ me yolu ile Amr b. Abese (r.a.)’den şöyle dediğini nakleder:

-Henüz Da’vetini gizli yoptığı dönemde RasüIUMah (s.a.v.)’e gelip: “Sen kimsin?” dedim. “Peygamberim” buyurdu. “Peygamber ne?” de­dim “Allanın elçisidir” buyurdu. “Seni AMah mı gönderdi?” dedim “Evet” buyurdu. “Ne ile gönderdi?” dedim. ‘Allah’a tapmak, putları kırmak ve akrabalık bağlarını pekiştirmekle” buyurdu. Ben; “Senin kendisiyle gönderildiğin şey ne güzel! Sana kim uyuyor?” dedim “kö­le ve hür (herkes)” diyerek Ebû Bekir ve Bilal’ı kasdetti.

Amr diyorki. “Ben kendimi İslam’a giren dört kişinin dördüncüsü olduğumu gördüm ve teslim olup ‘”Yâ Rasülüllah! Sana tabi oluyo­rum” dedim. Rasülü Ekrem (s.a.v.) de:

Şimdi ol­maz! Ama şimdi kavmiyin yanına dön. Benim Peygamberliği ilan et­tiğimi duyunca gelip bana tabi ol, buyurdu.[42]

Hâşim b. Hâşim, Said b. Müseyyeb’ten Sa’d b. Ebî Vakkâs (r.a.)ı şöyle derken işittiğini haber veriyor:

-Ben yedi gün durdum. Şüphesiz o zaman ben İslam’ın (müslü-manların) üçte biri idim. Bunu, Buharı rivayet etmiştir.[43]

Asım, Zerr isnadı ile Zaide b. Abdullah’dan (b. Mes’ûd (r.a.)) şöy­le dediğini rivayet eder:

-Müslüman   olduğunu  ilk  açıklayan   yedi  kişidir.  1-Nebi  (s.a.v.) 2-Ebû  Bekir,  3- Ammâr 4- Annesi  Sümeyye,  5  Suheyb  6- Bilâl,7 Miktad. Ancak Yahyâ b. Ebî Kesrîr bu haberi nakilde tek kalmıştır.[44]

İsmail b. Ebî Hâlid, Kays aracılığıyla Said b. Zeyd’in şöyle dedi­ğini rivayet eder: “Vallahi ben Ömer tarafından kendimi ve kız kar­deşini Ömer’in İslam oluşundan önce İslam’dan döndürmek için dire­ğe bağlandığım devreyi bile görmüştüm. Sizin Osman’a yaptığınız şu zulümden dolayı Unut dağı yerinden ayrılıp gitseydi bu ayrılış ger­çekten haklı bir iş olurdu.” Hadis’i Buharı rivayet etmiştir.[45]

Ebû-Davud-u-Tayâlisi (Müsned)’inde, Hammâd b. Seleme- Asım (b. Ebî Necved) Zirr (b. Hubeyş) isnadı ile Abdullah b. Mes’ûd (r.a.)’ m şöyle dediğini haber verdi:

-Ben yetişkin bir delikanlı olup Mekke’de Ukbe b. Ebî Muayt’ın koyunlarını güdüyordum. Rasûlullah (s.a.v.) ile Ebû Bekir yanıma gel­diler. Müşriklerden kaçmışlardı. Bana “Ey genç! Bize içirebilecek sü­tün varmı?” dediler. Bende; “Ben emanetçiyim. Size içiremem” dedim Onlar; “Peki sende koça gelmeyecek yaşta oğlak varmı?” dediler. Bende “Evet” deyip oğlağı onlara getiriverdim. Ebû Bekir oğlağı tut­tu. Nebi (s.a.v.) de oğlağın memesini tutup dûâ etti. Oğlağın göksü birden bire sütle doldu. Ebû Bekir (r.a.) içi çukur bir kaya parçası getirdi. Efendimiz de içine sağdı. Sonra İkiside içip banada içirdiler. Sonra (s.a.v.) davarın göksüne hitaben; “Sütün çekilsin” dedide sütü kuruyuverdi. Daha sonra ben Rasûlullah (s.a.v.)e gelip Kur’âni kas-dederek, “Şu güzel sözlerden banada öğret” dedim. Rasûluîlah (s.a.v.) de:

“Sen eğitime kabul edilmiş bir gençsin” buyurdu. Ben Rasûlullah’ın ağzından yetmiş sûre Öğrendim ki onlar hakkında hiç kimse benimle münakaşa edemez. [46]

[38] İbni İshak Megazi s  140,  İbni Hişam  1/288, Beyhakî Delâiî  2/165, Eddü-rer fi üıtisari’l Meğazi vessiyer. tbni Abdi’l Ber s. 38, Taberi 1/540.

[39] İbni  İshak  Sire  vel-Megazi  sayfa  143-144,  İbni  Hişam,  1/290,  Beyhakî Delâü 2/173-174, Taberi İbni Sa’d yolu ile bu adları daha az olarak verir. 2/546-547.

[40] Beyhakî Delâii 2/166, El-Bidaye ven- Nihâye 3/29.

[41] Buhâri Fezail 62/5, İbni Adiy, 1/313, Beyhakî Delâii 2/167.

[42] Müslim    Sahih    832,    Nesâi    1/283,    İbni   Mâce    1364,    Müsned   4/111, 112-114-122  Beyhakî Sünen  2/454,  Delâii   2/168-6/369,  Ebû Avâne  Müsned, 1/6. t Abdii’l Ber Temhid 4/114, İbni Sa’d 4/215, Ebû Nûaym Hılye 2/16, Hakim 1/164, 3/65, 617. İbni Hıızeyme 260 Buharı Tarih-i Kebir 4/147, Kıssanın devamı Müslimde epey uzundur. Faydasına binâen kısalta­rak veriyorum.:

“Bende aileme döndüm. Allah Rasûlü Medine’ye gelmiş Ben haber araştırıyordum. Medine halkından bir gurup gelince “Medineye gelen O zât ne yaptı?” diye sordum “Kavmi kendisini öldürmek istemişsede baş aramamışlar. İnsanlar hızla ona gidiyorlar ” haberini alınca Medine’de yanına gelip “Yâ Rasûlallah beni tanıdın mı?” dedim “Evet, Sen bana Mekkede gelen adamsın?” bııyurunca “Tabi” deyip “Yâ Rasûlallah! Bana Allahın sana Öğretip, benim bilmediğim şeyi Öğret” dedim O da:

“Sabah namazını kılınca artık dur. Gün doğup yükselinceye kadar na­maz kılma. Çünkü Güneş doğarken şeytanın iki boynuzu arasında doğar. O zaman Kafirler Ona secde ederler Sonra kıl. Buyurarak namazı ve ab-desti öğretmişti. Bu hadiseyi Amr. <r.a.) iyice ihtiyarlayınca Ebû Ümâme (r.a.) a anlatmıştı.

[43] Buhari Menâkıb-ı Ashabin Nebiyyi 62/15, İbni Sa’d 3/139 Beyhakî Delâii 2/169-170. Siretüş,-Şâmiye 2/411, Hâkim 3/384; İbni Mâce Mukaddime 132; Müsned 1/440 Hâkim 3/498.

Burada Sa’d (r.a.hn “üçte biriyim” demesi bizi yanıltmasın. Hz. Sa’d bu sözünü yâ kendi zannına göre yada kadın çocuk ve köleleri saymamış ol­masından söylemiş olabÜir. Zaten İbni Hacerde hadisin şerhinde ”

-îslâmın ilk döneminde müslümanlar imanını gizlediği İçin kimlerin müslüman oluduğunu tam bilmiyor ve belkide ilk ikiyi Efendimiz ve Ebû Bekir olarak kasdediyordu. der. Ayrıca Beyhakî rivayetinde Sa’d “Benim islam olduğum günden Önce kimse İslama girmedi” rivayeti İbni Mende de “Benden Önce” şeklindedir.

[44] İbni Ebî Şeybe 14/313 Hâkim 3/ 284 Beyhâki DelâiJ 2/170 İbni Mâce 150; Müsned 1/44Q

[45] Buhârî Hadis no 3862, 3867, 6942 Hâkim 3/ 440 Beyhakî Delâil 2/171

[46] Buhâri (son cümleyi alarak) Fazâü’ül Kur’an (No: 5000); Ebû Dâvûd-u Tayâlİsi 2/124 Müsned 1/276-379-462, İbni Asâkir Tehzib-i Tarih-i Dı­mışk 2/246, Fesevi Ma’rife vet-Târih 2/537, Beyhakî Delâil 2/171, Tabe-ranî Kebir 9/72-77 tbni Sa’d 3/1/107, Ebû Nûaym Delâil , 1U İbni Ebî Şeybe 11/510-7/51, Kadı Ebû Ya’la Müsned, 8/4985, 9/5311, tbni Hibban (El- İhsan) 9/100, Ebû Nuaym Hilye 2/264, Zehebî Siyer-i A’lamin- Nübe-

lâ’sında( 1/465) Hadisi sahih sayar. Hakimin tashihinede “evet” der. Buharı hadisi tam şekli ile Tarihi Kebirinde 2/537’de nakleder. Dr. Ömer Tedmurî Zehebî’nin hadisi sahih saymasına razı olmayarak “Asım b. Ebî’in Nec-ved’in hadisinin sahih dereceye varamayacağını öne sürerek hadis Hasen-dir” der. Bu zatı Zehebî iyi tanır. Mizan’ında 4068 no ile onun hakkında­ki otorite kurallarını nakleder. Buna rağmen bu hadisi Âsım’dan nakleden­lerin hep sika olması ile bu hükmü verir. Bu husus ilel konusunun ince­liklerinden biri olup hadisle uğraşan her alim bunu bilmez. Seleften bazı­ları, zayıf bir raviden sahih olan hadisi naklederler ve “biz onun yalan olup olmadığını biliriz derlerdi.” Üstelik Buhari de Müslim de bu Asim’ın rivayetlerini sahihlerine almışlardır. Bilhassa bu Âsim kıraatta imam olup Sika olduğunda İttifak vardır. Buharı Tarih-i Kebîr ve Sağîr’inde ona yer verip tenkide yanaşmaz.

      İmam Zehebi, Tarihu’l-İslam, Cantaş Yayınları: 1/210-215

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: