Vahyin İlk Başladığı Ay

İbni İshak derki: Rasûl-ü Ekrem’e Kuran Ramazan ayında indi­rilmeye başladı. Allah(c.c): “ken­dinde Kurân’ın indirildiği Ramazan ayı” (Bakara 185) ve

“Biz O (Kur’ânı ) Kadir gecesi indirdik” Biz Onu Mübarek bir gecede indirdik” (Dühan 4) buyuruyor.[28]

Hz.  Ali’nin Müslüman Oluşu Yûnus b. Bükeyr, İbni İshâk’ın şöyle anlattığını haber veriyor:

-(Efendimiz Hıradan vadiye inipte Cebrail’i gördüğü zaman), Cibril ökçesini vadinin bir yerine vurduda oradan su fış kırdı. Cebrail ve Muhammed (s.a.v.) abdest aldılar. Sonra Cebrail iki rekâ’t namaz kılıp göğe geri döndü. Efendimizde gözleri ışıl ışıl, surur içinde geri evine döndü. Hatice (r.a.)’nın elini tutup onuda o kaynağın başına getirdi. Kendisi tıpkı Cebrail gibi abdest aldı. (Haticeyede aldırdı.) sonra O ve Hatice iki rekat namaz kıldılar. Artık daha sonra Efendi­miz (s.a.v.) ve Hatice (r.a.) gizlice namaz kılıyorlardı. Sonra Ali (r.a.) bu olaydan birgün sonra yanlarına gelmiş ve ikisinide namaz kılar­ken bulmuştu. Ali: “Bu ne, Yâ Muhammed?” diye sordu. Efendimiz (s.a.v.) de:

-İşte bu Allah’ın kendi zatı için seçtiği, kendi ile Peygamberler­ini gönderdiği dînidir. Ben seni tek olan Allah’a çağırır, Lât ve Uzza putlarını inkâra da’vet ederim, buyurdu. Bunun üzerine Ali (r.a.) da:

-Bu, bu güne kadar hiç duymadığım bir şey. Babam Ebû Tâlib ile konuşmadan bir işe karar verecek değilim, dedi.

Henüz din işinin Allah tarafından açıkça îlan emri gelmeden kendi sırrının aleyhine olarak ifşa edilmiş olacağı Rasulullah’ın hoş una gitmedi. Bunun için Ali’ye: “Yâ Ali! Müs­lüman olmazsan da bunu gizle” buyurdu. Ali o gece öylece kaldı. Sonra Allah (c.c.) onun kalbine İslâm duygusunu yerleştirdi. Sabah olunca doğruca Rasûlullâh’m yanına geldi, ve İslam’a girdi. Artık Ali Efendimize Ebû Talib’den korkarak geliyordu. İslama girdiğinide giz­lemekteydi.[29]

Bu arada Zeyd b. Harise (r.a.)’da müslüman oldu. İkiside takriben bir ay kadar durdular, Ali bu sırada Nebi (s.a.v.)’in yanına gidip geliyordu. Ali (r.a.)’ın İslam’dan önce Rasûlullah (s.a.v.)’in bakımında olmasıda kendi için Allah’ın lütfettiği ni’metlerden birisiydi.[30]

Seleme b.  Fadl, Muhammed b.  İshak’tan  şöyle nakleder: Bana İbni Ebî Necîh, Mücâhid’in şöyle dediğini haber verdi:

-Kureyş’e çok şiddetli bir kıtlık belâ olmuştu. Ebû Tâlib de çolu-ğu çocuğu çok kalabalık biriydi. Peygamberimiz (s.a.v.) amcası Ab-bas’a (ki O zengin biriydi): “Kardeşin Ebû Talib’in çoluk çocuğu kala­balık gördüğün kıtlıkta insanların başına bela oldu. Haydi gidelimde çoluk çocuğun yükünü hafif letiverelim” buyurdu. Böylece Nebi (s.a.v.) Ali’yi alıp onu kendi hâne halkına kattı. İşte AH (r.a.) henüz daha RasühıHah (s.a.v.)’in yanındayken Allah (c.c) Onu peygamber olarak vazifelendirdi de Ali de ona uyup İmân etti.[31]

Dırâverdî, Amr b. Abdillah aracılığıyla Muhammed b. Ka’b el-Kurazî’nin şöyle dediğini anlatır: “Şüphesiz ilk İman eden Hz. Hatice idi. İlk İman eden iki erkekte Ebû Bekir ile Ali (r.a.) idiler. Ebû Bekir İslamı ilk açıklayan kimse olmuştur. Ali ise babasından çekindiği için İslam olduğunu gizliyordu. Nihayet birgün babası ona rastlamış ve “Müslüman oldun mu?” diye sormuştu. O da “evet deyince Ebû Tâlib de “öyleyse amca oğlun Muhammed (s.a.v.)’e sırtver (destek) ol ve ona yardım et” dedi.

Muhammed b.Ka’b derki: Ali, Ebû Bekirden önce müslüman olmuştu.[32] Yûnus, İbni İshak aracılığıyla Muhammed b. Abdirrahman b. Abdillah b. Husayn et-Temimi’den Rasülullah (s.a.v.)’in şöyle buyurdu­ğunu rivayet eder.

“İslam’a da’vet ettiğim herkesi ilk Önce bir irkilme bir tereddüt ve şüphe içinde gördüm. Ancak Ebû Bekir hariç. Zira O İslam’ı ken-dine arz ettiğimde ne gecikti nede onda tereddüt etti.”[33]

İsrail’de îbni İshak yoluyla Ebû Meysere’den yaptığı nakle göre: Nebi (s.a.v.) şehir dışına çıktığı zaman, “Yâ Muhammedi” diye sesle­nen birini duyardı. Bu sesi duyduğu zaman korkarak geri döner gelir­di. Bu durumu sadece Ebû Bekir (r.a.)’a anlattı. Ebû Bekir O’nun Câhiliye dönemindede en yakın arkadaşıydı. [34]

[28] İbni İshak sayfa 109-110’da Enfal 41 ayetinde zikreder. İbni Hişam da 1/239’da aynısını rivayet eder. Taberî de Haberin bir kısmını İbni îshak’ tan “Kur’an Ramazanın yirmi dördüncü gecesi indirildi.” şekliyle rivayet eder. 1/528.

[29] İbni İshâk Siyer, sayfa 137; İbni Hişâm 1/137’de bunu daha kısa verir ve bir başka şeklini anlatır. Beyhakî Delâil 2/161.

[30] Üst kaynak.

[31] İbni   Hişâm   1/246;   Beyhakî   Delâil   2/162;   Beyhakî  Sünen-i  Kübrâ  6/206; Taberi Tarih 1/538-539.

[32] Beyhakî Delâil 2/163; El Bidaye ven Nihâye 3/26; Râvî Dırâverdî, Abdül Aziz b. Muhammed olup “sadık” biridir. Buharı ve Müslim onu “destekçi” mahiyette ravi olarak alırlar. İmam Ahmed derki: “Eğer Dırâverdî ezberin­den hadis naklederse çok yanılır ve hiç bir şeye değmez. Eğer Kitabından naklederse güzeldir.” Ali b. El-Medînî onu “sika” saymış, Ebû Hatem İse “onun ihticâc edilmez” demişken, Ma’n b. İsa ise “onu mü’minlere emir yapmak uygun olur” demiştir. Zehebî Mîzan no.5125.

[33] İbni İshak 139; (Hamidullah neşri 120); îbni Hişâm 1/252; Beyhakî Delâil 2/164; El Bidâye ven Nihâye 3/27; Uyunü’l Eser 1/95; Nihayetü’l İreb 16/717. Ancak bu haber mürseldir. Zira Muhammed b. Abdirrahman b. Ab-dillah sahabî değildir. Ebû Hatem “El Cerh vet-Ta’dil”inde 7/317 (no 1716) onun Aişe ve Avf b. el-Hâris’ten hadis naklini anlatır.

[34] Beyhakî Delâil 2/164. Ancak İbni İshak yerine “Ebî İshak” olarak ahrki, doğru olan odur. Zehebî Siyeri A’lamün Nübelâ adlı eserinde 7/355 no 133’te “tsrâil b. Yûnus” tercemesinde anlatır. Zaten Ebû İshak İsrail’in de­desi dir.

      İmam Zehebi, Tarihu’l-İslam, Cantaş Yayınları: 1/205-208

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: