Cinlerin Müslüman Oluşu Allah (C.C) Şöyle Buyuruyor

“Hani biz cinler­den bir gurubu o vakit kuran dinlemeye sana yöneltmiştik. O (kur’ â)m (dinlemeye geldiklerinde birbirlerine) susunuz, demişlerdi. (Kur’anın okunuşu) tamamlanıncada kendi toplumlarına birer ikazcı olarak döndüler. (Ahkâf 29)

“Ey cin ve İnsan topluluğu! İçinizden benim ayetlerimi bahsede­cek, şu gününüzle karşılaşacağınız konusunda sizi ikaz eden pey­gamberler gelmedi mi?” (Enam suresi 130)

Hem Cinlerin İslama girişi hakkında “Cin” suresi indirildi.

Said b. Cübeyr aracılığıyla Ebû Bişr İbni Abbas (r.a.)’ın şöyle de­diğini rivayet ediyor: Rasulullah (s.a.v.) Cinlere ne Kuran okudu ve ne de onları gördü. Rasülü Ekrem (s.a.v.) ashabından bir gurubu ile birlikte Ukaz panayırına doğru gidiyordu. Tam o esnada Şeytan ile gökten haber çalabileceği yer arasına, Allah tarafından bir engel ko­nulmuştu. Şeytanlar Melekleri dinlemek üzere göğe çıktıklarında üzerlerine yakıcı yıldız gönderilmişti. Şeytanlar perişan bir halde ar­kadaşlarına geri geldiklerinde “size ne oluyor?” dedüer. Onlarda “bi­zimle gök haberi arasına engel konulup üzerimize yıldız gönderildi.[47] dediler. Arkadaşlarıda “öyleyse sizinle gök haberi arasına gerilen şey mutlaka yeni ortaya çıkan bir hadisedir. Haydi gidip doğuyu da batıyı da araştırıp bunun ne olduğunu bir anlayın” dediler.

İşte bu araştırmayı yapmak üzere Tihame tarafına yönelen bu cin gurubu, Nebi (s.a.v.) Ukaz panayırına doğru yol alıp (Mekkeden bir gün uzakta bulunan) Nahle denen yerdeyken kendisine geldiler.

Cinler geldiğinde Nebi (s.a.v.) ashabına sabah namazı kıldırıyordu. Kur’am işitince susup dinlediler ve “Vallahi bizimle gök haberi arası­na gerilen engel budur” deyip böylece kavimlerinin yanına döndük­lerinde “Biz olgunluğa ulaştıran acayip bir Kur’an işittik ve ona iman ettik ve Rabbimize hiç kimseyi ortak koşmayız” dediler. Bunun üzerine Cin  suresi olan “Deki bana vahyolduki…” suresi indirildi. Bu hadisçilerin ittifakla naklettiği bir haberdir.[48]

İbni Abbas hazretlerinin “Nebi (s.a.v.) cinlere ne kur’an okudu ve nede onları gördü” şeklindeki sözü ile Cinlerin Kuranı ilk defa işit­tikleri zamanda görmemişti demek istediği” şeklinde yorumlanır. Da­ha sonra Cin da’vetçisi peygamber Efendimiz (s.a.v.)’e bizzat gelmiş tir. Nitekim İbni Mes’ud (r.a.)m haberide bu yoldadır. Hem İbni Mes’ ud her iki kıssayıda gayet iyi bilmektedir. Süfyân-ı Sevri, Âsim -Zirr isnadiyla Abdullah İbni Mes’ûd’un:

-Peygamberimiz (s.a.v.) Nahle denen yerde Kur’an okuyorken cinler Onun yanına kondular. Onun okuduğunu duyunca susup “sah” dediler. Onlar yedi kişi olup biriside Zebe’a adlı cin idi. Bunun üzeri­ne Allah (c.c) “Hani sana cinlerden bir gurubu yöneltmiştik” ayetini indirdi.[49] dediğini anlatır.

Mis’ar. Maan aracılığıyla Maan’ın babasından şöyle dediğini nak­leder; Mesrûka:

Kur’an’ı dinledikleri gün Cinleri Nebi (s.a.v.)’e “kim bildirdi?” diye sordum. O da “Bana baban yani İbni Mes’ud anlattıki Cinleri Nebi (s.a.v.)e ağaç haber vermiş” dedi.[50] Bu rivayet de müttefekun aleyhtir.

Dâvûd b. Ebî Hind, Şâ’bî aracılığıyla Alkame’nin şöyle dediğini haber verir. İbni Mes’ûda:

-Cin gecesi içinizden Rasülullah’a arkadaşlık eden oldumu? diye sordumda, “bizden hiç kimse onunla beraber olmadı. Lakin biz Efen­dimiz (s.a.v.)’i bir gece Mekke’de kaybettik. Kendi kendimize “Pey­gamber belki helak edildi, belki kaçırıldı, başına birşeyler geldi” deyip o gece toplumumuz çok şerli bir gece geçirdi. Sabahın yüzü gö­rünürken yada seherle birlikte birden ne görelim: Nebi (s.a.v,) Hıra tarafından çıkıp getmezmi! Ben atılıp Yâ Rasûiallah! dedim.

-İbni Mes’ud derki ashab içinde bulundukları durumu Efendimize anlattılar. Nebi (s.a.v.) de:

“Gerçek şu ki bana cin­lerin da’vetçisi gelmişti. Ben onlara gidip Kur’an okudum” buyurdu. Sonra gidip bize cinlerin izleri ile onların ateş izlerini gösterdi. Ha­beri Müslim anlatmıştır.[51]

Hadislerde bu habere muhalif olan rivayetlerde vardır. Abdullah b. Salih anlatıyor: Bana Leys -Yunus- İbni Şihab-ı Zührî aracılığıyla nakleder ki: Şam halkından Ebû Osman b. Senne el-Hûzâî bana ha­ber verdiki kendisi İbni Mes’ûdu şöyle derken duymuş: Rasülullah (s.a.v.) daha Mekke’de iken ashabına şöyle buyurmuştu:

“İçinizden bu gece Cinlerin durumunu görmeyi arzulayan bunu görmeye gelebilir.” Ama onlardan, benim dışımda hiç gelen olmadı. Rasülullah (s.a.v.)la bir­likte ta Mekke’nin yukarı tarafına kadar varmıştık ki Efendimiz (s.a.v.) ayağı ile bana bir çizgi çizip bana orada oturmamı emretti. Sonra oradan ayrılıp ilerde durdu. Kuran okumaya başladı. Bunun üzerine etrafını bir sürü karaltı çevirdi. Benimle Efendimiz (s.a.v.) arasına engel oldular. Öyleki sonunda Efendimizin sesini duyamaz oldum. Sonra Cinler kalkıp bulut parçaları gibi bölünerek gitmeye başladılar.   Sonunda   onlardan   hiç   bir   gurup   kalmadı.   Rasülullah (s.a.v.) onlarla meşguliyetten şafakla beraber kurtulabildi. Sonra gö­rünerek bana geldi ve “Gurubun ne yaptığını biidinmi?” diye sordu. Bende: “Onlar bunfarmiydı ey Allanın Rasülü! dedim. Efendimiz bir kemik ve kığı alıp onlara azık olarak vermişti. Sonrada herkesi kemik ve kığı ile taharet etmekten men etti.

Bunu Nesâî, Yûnus yolu ile rivayet etmiştir.[52]

Süleyman et Teymî’nin Ebû Osman en Nehdî’den nakline göre İbni Mes’ud (r.a.) yolda Çingen (yada hint) tipli birilerini görünce: “Bunlar ne millettir?” diye sormuştu. “Bunlar Çingendir” diye cevap verdiklerinde İbni Mes’ud (r.a.): “Bunlar aynen Cin gecesi gördüğüm cinlere benzemekteler. Onlar eteğini toplamış bir birinin peşine düş müş bir haldeydiler” dedi. Bu sahihtir.

“Buradaki kelimesinin aslı jİ’m.ıi dan olup “birisi etek­lerini uyluklarından kaldırıp beline bağlarsa araplar derler. Yine köpekte kuyruğunu bacakları arasına sokunca böyle söylerler. Hayız gören kadına luta bağlaması içinde denilir.

Osman b. Amr b. Fâris, Müstemir b. Er-Rayyân -Ebul Cevza is-nadıyla İbni Mes’ud’un şöyle dediğini bahsediyor. Cin gecesi Rasüîul-lah (s.a.v.) ile birlikte yola çıktım. Hucûn denen yere geldiğinde bana bir çizgi çizip kendisi cinlere doğru yürüdü. Cinler Efendimiz (s.a. v.)’in etrafında bir izdiham oluşturdular. Efendileri olup Verdân deni­len Cin: “Ben onları senden uzaklaştirayım deyince, O da “Ona isy­an edersem beni Allah’tan koruyacak kimse yoktur” diye cevap verdi.[53]

İbni Münker aracılığıyla Züheyr b. Muhammed et Temîmi Câbir (r.a.)’m şöyle dediğini anlatıyor: Rasülullah (s.a.v.) “Rahman suresini (r.a.)’ın şöyle dediğini anlatıyor: Rasülullah (s.a.v.) “Rahman suresini okudu ve:

“Ne oluyor sizi suskun görüyorum! Cinler sizden daha iyi muka­belede bulunuyorlardı. Bir keresinde onlara “Rabbinizin hagi nimetini yalanlıyorsunuz (Rahman suresi)” ayetini okumuştum. Hemen hepsi birden Ey Rabbimiz senin ni’metlerinden hiç birini yalanlamayız. Sa­na hamd olsun” dediler. Buradaki Ravi Züheyr zayıftır.[54]

Amr b. Yahya b. Said b. Amr b. el-Âs dedesi Said’den şöyle dedi­ğini anlatır. Ebû Hureyre elinde bir ibrıkla abdest alması için Rasü-lullah (s.a.v.)ın ardından gidiyordu…….

(Hadisi uzunca anlatır) Orada şunlarda vardır:

Bana Nusaybin Cinleri gelip azık hakkında soru sordular. Bende “Onların rastladıkları her kemik ve kığının kendilerine yiyecek olma­sı için Allaha dûa ettim[55] Bunu Buharî nakleder. Bu konu “Peygam­ber (s.a.v.)in yiğitliği ve kalb gücü” konusuna girer.

Muhammed b. Ziyâd in Ebû Hüreyre (r.a.) tan naklettiği şu ha-disde bu konudaki haberlerden biridir. Nebi (s.a.v.) buyurduki:

Cinlerden bir ifrit dün gece namazımı bozdurmak için bana sal­dırdı. Allah bana ona galibiyet imkanı verdide onu yakaladım (hadis­in bir lafzıda yakalayıp ömükledim şeklindedir) ve hepinizin onu se­yredebilmesi için mescit direklerinden birine bağlamak istedim. O es­nada kardeşim Süleyman Peygamber (s.a.v.)in «Ya Rab! bana benim dışımda kimseye layık olmayacak şekilde bir hükümdarlık ver» şeklindeki duasını hatırladımda onu hakir bir şekilde defettim. Hadis­in bir lafzında da: “Onu yakalayıp boğazaladım” şeklinde geçer. Bu müttefekun aleyh bir haberdir.[56]

[47] Karaman ilinde buna ‘Yıldız sügülmesi” denirki esas terceme budur.

[48] Buharı Tefsir 65 Cin suresi Müslim 449 Tirmizî 3379 Müsned 1/252 -270-274-416. Nesâî Tefsir Cin suresi.

[49] İbni Abbasın sözüne ait bu yorum aslında Zehebî’nin değil Beyhakî’nin dir. Bak Delâil 2/227

[50] Buharı Menakıbü’l Ensar 3/32, Müslim 153 Beyhakî Delâil 2/229.

[51] Müslim 450; Beyhakî Delâil 2/229 .

Hadisin arkası şöyledir. Cinler Efendimiz (s.a.v)’den ne yiyeceklerini de sordular. O da “kesilirken üzerine besmele çekilen her hayvanın kemiği sizin yiyeceğinizdir. Deve kığılanda hayvanlarımızın yiyeceğidir.” buyurdu. İşte buna binâen Nebi (s.a.v): Bu ikisiyle sakın taharet yapmayın. Çünkü İkisi kardeşlerimizin yiyeceğidir buyurdu.

[52] Nesai Sünen-i Kiibra; Nesâinİn Müctebasmda î/37 de taharet bahsindeki hadis aynı hadis isede sadece son satırından ibarettir. Haberi aynı isnadla Beyhakî de Delâilinde 2/230 nakleder.

[53] Beyhakî Delâil 2/231, UyunU’l Eser 1/136. 8: Beyhakî Delâü 2/222-223

[54] Beyhakî Delâil 2/232 Zehebî burada bu zata zayıf dersede Mizanü’l İti­dal ‘de İbni Abdü’I Berrin “O bütün âlimlere göre zayıftır” demesine “Hayır, zira Buharî ve Müslim ondan rivayet ediyor der. Üstelik Leh ve Aleyhine olanları nakleder. Ayrıca Zehebî el-Kâşifinde 1682 nolu terce-mede bu zata, “Sika biri olup garib rivayetleri vardır: “Bazı münker şey-leride naklet mistir” der.

[55] Buharî 63/32; Menakıbü’l Ensar Babü Zikril Cin. Beyhakî Delâil 2/233

[56] Buharî 60/40; Müslim 541; Müsned 2/298; Uyûnü’l Eser 1/136; Beyhakî De-lâil 7/97.

      İmam Zehebi, Tarihu’l-İslam,  1/293-298

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: