Dımâd (R.A.)’ın İslam’a Girişi[44]

Dâvûd b. Ebî Hind, Amr b.Said -Said b Cübeyr aracılığıyla Ibni Abbas (r.a.)’ın şöyle dediğini anlatır:

-Dımâd Mekke’ye gelmişti. Kendisi Ezdi-Şenûe kabilesindendi. Ve kendisi Cin çarpmalarına karşı muska yapan biriydi. (Mekke deki)bir takım akılsız insanların “Muhammed’i cin çarpmış” dediklerini du­ymuş ve kendi kendine “şu adamın yanına varayımda bir bakayım. Belki Alîah şifasını benim elimle verir,” demiş. Dımâd derki:

-Muhammed (s.a.v.)e rasiadım ve “ben cin çarpmasına karşı muska yaparım, Allah (c.c) da benim elimle dilediği kimseye şifa verir, (istersen) haydi gel de sana muska yapayım” dedim. Muham­med (s.a.v.) de: “Şüphesiz Hamd Allaha mahsustur. Ona hamd eder, Ondan yar­dım dileriz. Allah kime hidayet vermişse onu saptıracak kimse ola­maz. Onun sapıttırdığına kimse hidayet veremez. Allah’tan başka ilah olmadığına onun tek olup ortağı olmadığına şahadet ederim. Ve Muhammed’in de onun kulu ve RasûİU olduğuna şehadet ederim, ve…” buyurdu. (Dımâd şu sözleri bana bir daha tekrarla dedi. Rasûlullah (s.a.v.) de bunu Uç kere tekrarladı.[45]    Bunun üzerine Dımâd da:

-Vallahi ben kâhinlerin de sihirbazların da şairlerin de sözlerini duydum. Ama şu kelimeler gibisini asla duymadım, (bu sözler ta de­nizin en derin yerine ulaştı) Hadi ver elini de İslam Üzere sana biat edeyim dedi. Rasulullah (s.a.v.) onun bîatını alarak ona “Kavmin üzerinede al” dedi. Dımâd da “Kavmimede” karşılığını verdi.

İbni Abbas derki: Rasulullah (s.a.v.) birinde bîr cihad gurubu gön­dermişti. Bunlar Dımâd’m kavmine rast gelmişler. Askerlerin komu­tanı bölüğüne: “Bu kavimden bir şey ele geçirdinizmi?” diye sorunca içlerinden birisi “ben onlardan bir su Matarası (Ibrıkta olur) aldım.” Bunun üzerine komutanda :

“Onu geri verin! Çünkü bunlar Dımâd’m kavmidir” dedi. Bu ha­beri Müslim rivayet etmiştir.[46]

[44] Dımâd h Sa’lebe el Ezdî (r.a.). İlk müslüman olanlardan olmasına rağmen hakkında fazla bilgi yoktur. İbni Hacer’in, El İsâbe 2/210. İbni Abdü’l Berr’in Istîâb 2/217’de verdiği bilgiye göre devrinin doktoru ve üfürükçü­sü imiş Câhüiyye döneminde de Efendimizle tanışırlarmış. 

[45] Zehebî ihtisar için burayı atlamışki bazı rivayetlerde de böyledir. Parantez arasındaki yer Müslim’in rivayetine göredir. İyice anlaşılması için ben bu rivayeti esas aldım. Zira bana Ebû Davud’u şerheden muhterem dostum Necati Yeniel bey haber verdiki bu kıssa Hayatüs Sahebe’de de varmış Ama “bunu bana tekrar et” dedi. “O da üç kere tekrar etti” kısmı kıssa­nın sonunda “bir rivayette geçtiğine göre” diyerek veriliyormuş Mütercim arkadaş bu tekrar etme alâkasını iyi kuramayınca kıssanın sonundaki “ibriği tekrar tekrar isteme” şeklinde terceme etmiş

[46] Müslim Kitabü’l Cum’ a h.no 868; Beyhakî Delâil 2/223; Müsned Ebû Nu-aym Delail h. no 187; İbnü’l Cevzî Sıfatüs Safve 1/406

      İmam Zehebi, Tarihu’l-İslam,  1/291-292

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: