Ensar’dan Gelen İlk Haberler Ve Birinci Akabe Bîâtı

Ahmed b. Mikdâd el-lclî, Hişâm b. Muhammed el-Keİbî- Abdü’l Hamid b. Ebî Abes b. Cübr- babası isnadıyla şunları anlatır. Abes b. CUbn derki: Bir gece Kureyşüler Ebû Kubeys dağı üzerinden şöyle diyen bir ses işittiler:
«İki Sa’d (kabilesi) eğer müslüman olacak olursa Muhammed Mekke’de muhalifler inden korkmayaca k hale gelmiş olacaktır.»
Sabah olunca Ebû Süfyan: “İki Sa’d da kim? Sa’d b. Bekr yada Sa’d b. Temim’mi?” dedi. İkinci gece olunca -sahibi görünmeyen- bir sesin şöyle dediğini duydular:
-Ey Sa’d kabilesi, Evs’in Sa’dı! Sen yardımcı ol. Ey Hazreçlilerin Sa’d’ı zarif gençler. Hidayet da’vetçisine katılın ve arif insanların Cennetteki idealini Allahtan temenni edin. Zira hidayet arayan kimseye Allanın sevabı, Firdevs cennetinde ipekli perdelerin salındığı bahçelerdir.
Bunun üzerine Ebû Süfyan, “Vallahi bu Sa’dlar Sa’d b. Muâz ile Sa’d b. Ubâdedir” dedi. [386]


Bekkâî, İbni İshak’tan naklediyor : Allah (c.c) dinini ortaya çıkarmak ve peygamberi ne izzet vermeyi arzu buyurunca {onun emri ile) Rasûlullah (s.a.v) Ensar ile buluşmuş olduğu O hac mevsimi yine tebliğe çıkmış ve kendini kabilelere arzetmişti. Nitekim önceieride bö-yle yapıyordu. Akabe denen (Şeytan taşlanan yerle Mekke arasındaki) yerde bulunduğu bir sırada (Medine’de oturan) Hazreç kabilesind en bir kervana rastladı. Asım b. Amr b. Katâdenin bana kendi kav-minden bir şeyhden anlattığına göre Rasûlullah (s.a.v) “siz kimsiniz?” diye sormuş onlarda; “Hazreçten bir gurub demişler. Efendimiz (s.a.v) de:
«Yahudilerle müttefik olanlardan ım?» buyurunca “evet” demişler. Efendimiz onlara: “oturmazmısmız, sizinle biraz konuşayım?” deyince “tabi olur” dediler, ve onunla birlikte oturdular. Rasülü Ekrem onları Allah’a da’vet edip İslam’ı tanıttı, ve onlara Kuran okudu.
Medinelile rin İslam’a girmelerin den âmil olan, Allanın en büyük Iutfu, Yahudileri n onların diyarında beraber yaşamaları idi. Yahudiler kitab ehli olup bilgi sahibiydil er. Medine arapiarıysa şirk koşup ve putlara tapan bir toplum idi. Medineiile r onların ülkelerine harb açıp elde etmişlerdi. Bu yüzden yahudilerl e araplar arasında ne zaman bir olay çıksa yahudiler hemen: “Yakın da bir peygamber gönderilecektir. Zamanı gölgenin üstümüze gelişi kadar yakındır. Biz ona uyacak ve sizi Âd ve İram kavimlerin in öldürüldüğü gibi öldüreceğiz” derlerdi.
Rasûl-U Ekrem bu Hazreçli gurupla konuşupta onları İslam’a çağırınca, birbirleri yle “Ey topluluk! Bilinki vallahi bu yahudileri n (ge-fecğini haber vererek) bizi korkuttukl arı peygamberd ir. Sakın bu zata katılmada yahudiler sizden önce davranmasın” diye konuşup peygamberi n bu da’vetine icabet ederek müslüman oldular, ve Efendimize :
-Biz kavmimizi terk etmiş idik. Bizim kavmimizin arasında olan şer ve düşmanlık gibi dünyada aralarında böyle şey olan bir kavim yoktur. Belki Allah senin vasıtanla onları birleştirecektir. Biz şimdi onlara gidelim ve onları senin dinine çağırıp bizim sana katıldığımız şeyi onlarada tanıtalım. Allah onları senin etrafında toplarsa senden daha güçlü kimse olamaz, dediler. Daha sonra Mekke’den ayrıldılar.
İbni İshak derki: Anlatıldığına göre Hazreç’ten altı kişilermiş:
1- Es’ad b. Zürâra
2- Avf b. Afra,
3- Rafi b. Mâlik ez Zürâkî,
4- Kutbe b. Âmir es Sülemî,
5- Ukbe b. Âmir,
6- Adiy bin Ganem oğullarından Cabir b. Abdillah. Bunu İbni Hazm tbni tshak’tan naklederek Ukbe’nin yerine Muavvez b. Afra yi zikreder. Bunlar Medine’ye gelince kavimlerin e Rasûlullah’ı anlattılar ve onları İslam’a çağırdılar. Aralarında Allah RasülünUn adı hızla yayıldı. Ertesi yıl olduğunda hac mevsiminde Ensar’dan on iki kişi Mekke’de hazır bulundu. Rasüllullah (s.a.v) onlarla Akabe’de buluştu. (İşte bu ilk Akabe’dir.)
Bunlar Efendimize kadınların bîat şartlarıyla biat ettiler Zira bu olay müslümanlara harb yapma emrinin gelişinden önce idi. Bu gelenler
1- Es’ad b. Zürâra,
2- Avf,
3- Muavvez (bu ikiside Afra’nm çocuklarıdır)
4- Zekvân b. Abdi Gays
5- Rafi b. Mâlik
6- Ubâde b. Es-Sâmit
7- Yezid b. Salebe el-Bedevî,
8- Abbas b. Ubâde b. Nadle
9- Kutbe b. Âmir
10- Ukbe b. Âmir, bu adları verilenler Hazreç kabile-sindendir.
11- Ebû Heysem et Teyhân,
12- Uveym b. Sâide bu ikiside Evs kabilesind endiler. [387]
Yûnusla diğer âlimler İbni İshak’tan şöyle naklederle r: Bana Yezîd b. Ebî Habîb, Mersed b. Abdillah el Yezeni-Ebû Abdillah es-Sunâbihi AbdUrrahma n b. liseyle – lsnadıyla Ubâde b. Es-Sâmit’den (r.a) şöyle dediğini anlattı:
«Biz birinci Akabe gecesi on iki kişilik bir gurup Rasûlullaha biat ettik. Ona kadınların biat şartlarıyla biat ettik. Efendimize ‘Allah’a hiç bir şeyi ortak koşmayacağımıza, hırsızlık yapmayacağımıza, zina etmeyeceğimize çocuklarımızı öldürmeyeceğimize, el ve ayaklarımız arasındaki biriyle iftira edip bühtan etmeyeceğimize, ma’rufta ona âsi gelmeyeceğimize” dair biat ettik. Bu biat harbin farz kılınmasından önceydi. Rasûlullah (s.a.v) diyorduki: “Eğer sözünüzü yerine getirirsen iz Cennet sizindir. Eğer bunlardan bir şeyi gizlice yaparsanız işiniz Allaha kalmıştır. Dilerse af eder, dilerse azab eder.”» Hadişi Buharı ve Müslim Kuteybe-Leys-Yezîd b. Habîb isnadıyla rivayet ederler. [388]
(Zehebî kendi isnadiyla derki:) Bize el-Hıdr b. Abdirrahma n ile İsmail b. Ebî Amr, Hasen b. Ali b. Hüseyn b. Hasen b. el-Bünn -Dedesi Ebû’l Kasım eI-Hüseyn-(479 yılında) Ebû’l Kasım Ali b. Muham-med b. Ali b. Ebi’l Ulâ -AbdUrrahman b. Osman el- Muaddel -Ali b. Ya’kub- Ahmed b. İbrahim el-Kureyşî, Muhammed b. Âiz, İsmail b. Ayyaş, Abdullah b. Osman b. Hüseyn, İsmail b. Ubeyd b. Rifâ’a -isnadıyla Ubâde b. Es Sâmit (r.a)’tan şöyle dediğini rivayet ettiler.:
«Biz çalışkan halimizde de, tembel halimizde de dinleyip itaat etmek, dar durumda da bol durumda da nafaka vermek, emri bil maruf yapıp kötülüklere engel olmak, hiç bir kınayanın lafına aldırmadan Allah yolunda hak sözü söylemek, Medine’ye yanımıza gelince kendimizi çocuklarımızı ve karılarımızı koruduğumuz gibi onu korumak ve karşılığında Cennet bizim olmak üzere biat ettik. [389] Bu hadisi Züheyr b. Muâviye de İbni Husaym- İsmail b. Ubeyd b. Rifa’a – babası Ubeyd aracılığıyla Ubâde b es- Samit (r.a)tan buna benzer bir ifadeyle nakletmiştir. Ancak Dâvûd b. AbdUrrahma n el-Attâr ile Yahya b. Süleym buna aykırı olarak hadisin bu metnini apayrı bir is-nad ile İbni Huseym’den rivayet etmişlerdir ki bu haberi Ebu’z Zübey aracılığıyla Cabir’den (r.a) nakleder. Bu az ileride gelecektir .
Bekkâi; İbni İshak’tan şöyle nakleder. Medineiile r yurtlarına geri dönünce Efendimiz (s.a.v) Mus’ab b. Umeyr el Abderî (r.a)’ı onlara Kur’an öğretip dînî konulan aydınlatması için oraya gönderdi. Mus’ab Medineye gelince Es’ad b. Zürâra (r.a)m evine misafir oldu. Hatta Âsim b. Ömer’in bana anlattığına göre Mus’ab onlara namazda kıldınyormuş. Bunun sebebi de Evs ve Hazreçlerin (Buâs harbinden yeni çıkmış olup eski düşmanlıklar henüz unutulmadığından) birbirleri nin arkasında namaz kılmak istememele ri imiş.
İbni İshak; “Medine’de Musaba bu Kuran okuttuğu için “el-Muk-ri, okutman” lakabını vermişlerdi.” diyor. [390]
Muhammed b. Ebi Ümâme b. Sehl b. Huneyf bana babası Ebû Ümâme aracılığıyla Abdürrahman b. Ka’b b. Mâiik’in şöyle dediğini anlattı:
Ben gözleri kör olduğu zaman babamın yedeni [391] idim. Birgün onu Cuma namazına götürürken ezanı duyunca “Ebû Ümâme’ye Allah rahmet etsin nur içinde yatsın” diye duâ etti. Bende: “Babacığım! Sen ezanı duyunca neye Ebû Ümameye duâ ettin?” dedim. Bana “Oğulcuğum! Bizi Medine’de Cuma namazı için Benî Beyaza taşlığın-daki Hadamat kuyusunun bulunduğu Nebit alanında ilk defa bir araya getiren odur” dedi. Bende “siz o gün kaç kişiydiniz” dedim. O da, ;iKırk adam idik” dedi. [392]
Mus’ab b. Ukbe İbni Şihâb-ı Zührî’den şöyle anlatıyor:
-Hac mevsimi gelince Medine Ensarından aralarında Muâz b. Afra, Es ad b. Zürâra, Râfi b. Mâlik, Zekvân, Ubâde b. Es Sâmit, Birinci ve İkinci Akabe Biati Ebû Abdirrahma n b. Tağlib, Ebû’l Heysem b. et Teyhân ve Uveym b. Sâide’nin de bulunduğu bir topluluk hac yapmışlardı. Rasûlullah (s.a.v) bunların yanına gelip kendine gelen din işini onlara haber verip onlara Kur’an okudu. Onlarda yurtlarında bulunan ehl-i Kitab’ tan duymuş oldukları bilgilerin ışığı altında bu işin gerçekliğini kavrayıp Efendimizi n söylediklerini anladılar ve gönülleri bu işe yattıda Efendimizi tasdik ettiler. Sonra peygamber (s.a.v)’e: “sen Evs ve Haz-recin arasında döktükleri kanı biliyorsun . Bizler Allanın seni İrşâd ettiği bu dinin yayılmasında çok hırslıyız. Senin için yorulmadan na-sihata devam edeceğiz. Şimdi sana kendi görüşümüzü belirtelim : “sen şimdi burada Allah’ın adı üzerinde kal. Bizde kavmimize varıp senin durumunu onlara anlatıp kendilerin i İslama da’vet edelim. Belki Allah (c.c) aralarını düzeltir, onların işlerini bir araya getirir. O zaman biz gelecek hac mevsiminde seninle buluşmaya söz verelim.” dediler. Rasûlullah (s.a.v) da bunu uygun buldu. Böylece Ensarhiar yurtlarına geri döndüler. Medinelile ri gizlice dine da’vet ederek onlara Kuran okudular. Bu işe öyle çalıştılarki Ensar evlerinden içinde müslüman olmayan pek az ev kaldı.
Sonra Muâz b. Afra ile Rafî b. Mâliki kendilerin e din öğretecek birinin peygamber tarafından gönderilmesini sağlamak için “Efendimiz (s.a.v)e yolladılar. Efendimiz (s.a.v) onlara Mus’ab b. Umeyr (r.a)’ı gönderdi. Mus’ab Medine’ye gelince Benî Temîm oğulları içinde İslam’a gizlice da’vette bulunan Es’ad b. Zürâra (r.a)ın evine indi. Artık İslam onlar arasında yayılarak sayılan hızla arttı. Bir gün Mus’ab b. Umeyr ile Es’ad b. Zürâra, Medinedeki Benî Marak kuyusunun başına gelip oturdular ve Ensar’dan bir guruba yanlarına gelsinler diye haber saldılar. Onlarda gizlice yanlarına geldiler. Mus’ab onlara Kuran okuyup İslam’a dair bilgiler anlatırken (o zaman henüz müslüman olmayan) Sa’d b. Muaz (Bazılarına göre Üseyd b. Hudayr) durumu Öğrenip zırhını kuşanıp elinde mızrakla onların bulunduğu yere geldi. Başlarına dikilip: “Şu ğarib, sürgün, yalnız adamı bizim evlerimize ne diye getirdin. Zayıf kimselerim izi batıl şeylerle akılsızlaştı-rıp onları kendi yoluna çağırıyor. Bundan sonra seni etrafımızı kötü-leyen biri olarak görmek istemiyoru m.” dedi. Onlarda kalkıp gittiler. Sonra onlar bir kere daha Benî Marak kuyusuna veya oraya yakın bir yere geldiler. Bu ikinci kerede yine Sa’d b. Muâz’a haber verildi. O da kalkıp gelerek ilk defasından daha sert bir tehdit savurdu. Es’ad b. Zürâra (r.a)ta “Teyze oğlu? Mus’ab’ı bir dinle, eğer hak bir söz duyacak olursan ona katılırsın, münker bir şey duyarsan onunkinden daha doğru birsözle onu reddedersi n” dedi. Sa’d da “ne diyormuş?” dedi. Mus’ab (r.a) da Kur’an’dan apaçık Kitab’a andolsun. Biz onu belki akıl ederler diye arabca bir Kur’an olarak indirdik.» (Tuhruf ayet 1) ayetini okudu. Bunu dinleyen Sa’d da “Sizden bilmediğim bir şey duymuş değilimki” diye kalkıp git-tiysede, Allah onun kalbine bir hidayet vermiş bulunuyord u. Ama Mus’ab ile Es ad’a İslam’ı kabul ettiğini söylemedi. Sa’d kavminin yanma dönüp onlardan Abdü’l Eşhel oğullarını İslama çağırmaya başladı, ve onlara müslüman olduğunu açıkladı. Onlara: “Müslümanların getirdiği şeyde şüphesi olan ondan daha doğrusunu getirmelid ir. Vallahi kendisinde n dolayı boyunların kesileceği bir din gelmiştir” dedi. Sa’d b. Muâz’ın İslam’a girmesiyle Abdü’l Eşhel oğullarından adı verilmeyen bir kaç kişi dışında müslüman olmayan kalmadı.
Daha sonra Benî Neccâr kabilesi Mus’ab b. Umeyr’İ (r.a) yurtlarından çıkarıp Es’ad b. Zürâra’ya da tazyik ettiler. Bunun üzerine Mus’ab da Sa’d b. Muaz’ın evine göçtü. Onun yanında güven içinde, insanları İslama da’vete devam etti ve Allah onun eliyle nicelerine hidayet nasib etti. Öyleki eşrafı inanmış olamayan pek fazla Ensar evi kalmadı. Bu davetler sayesinde Amr b. el Cümüh müslüman olup putları kırıldı. Böylece Müslümanlar Medinedeki halkın en güçlüleri oldular. Mus’ab da Medine’de Cumaya ilk cemaat toplayan insan oldu. [393] Daha^ sonra görevini bitiren Mus’ab Rasûlullahın yanma döndü. (Ona Mukrî deniliyord u.) Zührî bu kıssayı böyle anlatır ve “Medine’ de Cuma’yı ilk kıldıran Mus’ab idi’ der. [394]
El Bekkâî, İbni îshak’tan naklediyor : Bana Abdullah b. Muğıyra b. Muaykib, ve Abdullah b. Ebî Bekr b. Hazm haber verdi ki:
Es’ad b. Zürâra, Abdü’l Eşhel oğullarının ve Zafer oğullarının yurtlarına gitme arzusuyla Mus’ab b. Umeyr ile birlikte yola çıktı. Sa’d b. Muâz, Es’ad b. Zürâra’nın teyze oğluydu. Es’ad onu Zafer oğulları bahçelerinden birine getirdi. (Ravi Abdullah b. Muğire ile Abdullah b. Ebi Bekr) Bu yerin Merak kuyusu yakınında bir yer olduğunu söylerler. Orada yanlarına epey insan geldi. Sa’d b. Muâz ile Üseyd b. Hudayr, Abdü’l Eşheloğullarının liderleri konumunday dılar. Sa’d ile Üseyd Mus’ab’ın dediklerin i dinleyince Sa’d Üseyd’e; “Şu ikisinin yanına gitte onları azarlayıp bizim yurdumuza gelmelerin i kendilerin e yasakla. Eğer Es’ad b. Zürâra benim teyze oğlum olmasaydı bu işte sana ihtiyacım olmazdı.” Üseyd’de kargısını aldı sonra onlara doğru geldi. Es’ad b. Zürâra onu görünce “İşte bu gelen kavminin seyyididir sana geliyor. Ona Allah’ı tasdik et(menin ne demek olduğunu göster)” dedi. Mus’ab da “Eğer oturursa konuşurum” Üseyd söverek gelip başlarına dikildi. “Sizi buraya getiren sebeb neki zayıflarınızın aklını çeliyorsunuz? Canınıza ihtiyacınız varsa bizden ırak durun” dedi. Mus’ab b. Umeyr (r.a) ta “Oturup bir dinlesen olmazmı? Bir şeye razı olursan onu kabul edersin. Eğer hoşlanmazsan beğenmediğin şey senden uzaklaşır (yani gideriz)” dedi. Üseyd’de “İnsaflı konuştun” deyip harbîsini yere çakıp dikti ve yanlarına oturdu. Mus’ ab da ona îslamı anlatıp Kuran okuyuverdi . (Anlatıldığına göre) Mus’ab ile Es’ad derlerki: “Vallahi daha o konuşmaya başlamadan önce onun yüzünde İslamın göründüğünü anlamaya başlamıştık. Zira yüzü nurlanıp yumuşamıştı” Sonra Üseyd “Bu ne güzel sözler! Ne kadar şirin! Bu dine girmek istediğinizde ne yapıyorsunuz?” dedi. Onlarda “Boy abdesti al. Temizlen elbisenide temizle, sonra hak olan şahadeti getirir sonra namaz kılarsın” dediler. Üseyd kalkıp güsül yaptı, İslam’a girdi ve iki rekat namaz kıldı. Sonra onlara: “Şu geri tarafımda bir adam duruyor. Eğer o da size uyacak olursa onun kavminden hiç kimse onun geldiği yolda ondan geriye kalmazlar. Şimdi ben onuda size göndereceğim” deyip Sa’d b. Muâz ve Onun kavminin yanına geri gitti. Onlar meclisleri nde toplu haldeydile r. Sa’d onun geldiğini görünce: “Allah’a yemin ederimki Üseyd buradan gittiği çehreden başka bir çehre içinde geri geldi.” deyip Üseyd’e de “ne yaptın?” diye sordu. Üseyd de:
-Bu iki adamla konuştum. Ben onlarda bir sakınca noktası görmedim. Ben onlara bu tebliği yasakladım. Onlarda “İsteğini yapalım” dediler. Hem bana anlatıldı ki, Harise oğullan (teyzen oğlu) Esad b. Zürâra’yı öldürmek için yola çıkmış. Bunun sebebi, onların Esad in senin teyze oğlun olduğunu anladıklarından sana ihanet olsun diye böyledir” dedi. Bunun üzerine Sa’d öfkeli, ürkütücü, şimşek gibi yerinden fırlamış Üseydin elinden harbeyi kapmış ve: “Vallahi senin işimize yarayacak birşey yaptığını sanmıyorum” deyip, Mus’abla, Sa’ d’a doğru gelmiş. Sa’d bu ikisini gayet emin bir halde görünce Üseyd’ in maksadının kendisinin bunları dinlemesin i sağlamak olduğunu anlayıp onlara söğerek tepelerine dikilmiş. Sonrada Es’ad’a: “Yâ Ebû Ümâme! Vallahi seninle benim aramdaki şu akrabalık olmasaydı, benden şu muameleyi görmezdin. Bizim sevmediğimiz şeyi bizim evimize mi bürüyeceksin” dedi. Esad da Mus’ab b. Umeyr (r.a): “Ey Mus’ab! Vallahi sana arkadakile rin seyyidi olan bir zat gelmiştir. Eğer bu sana uyarsa onun toplumunda n sana uymayan iki kişi bile kalmaz” dedi. Bunun üzerine Mus’ab b. Umeyr (r.a) ona: “Oturupta bir dinlesen ne olur? Eğer sen bu işi hoşlanırda ona girmeyi arzu edersen biz bunu kabul ederiz. Eğer beğenmezsen, beğenmediğin bu şey bizi senden uzaklaştırır” dedi. Sa’d da “İnsafli konuştun” dedi. Bunun üzerine Mus’ab (r.a) ona İslamı tanıtıp Kuran okuyuverdi . Vallahi o daha konuşmaya başlamadan önce bile yüzünün parlayıp dilinin yumşamasmdan dolayı. Onun yüzünden İslam’a girdiğini arılıyorduk.
Sonra Mus’ab (r.a) önada Üseyd’e {r.a) yaptığı muâmeieyi yaptı. Sa’d da müslüman oldu. Sonra kargısını aldı ve kavminin toplantı meclisine (kulübüne) doğru beraberind e Üseyd olduğu halde yürüdü. Sa’dın gelişini kavmi görünce: “Vallahi Sa’d yanınıza buradan ayrıldığı çehreden başka bir surat ile geri dönüyor” diye konuştular. Sa’d onlara: “Benim aranızdaki durumuma ne dersiniz?” dedi. Onlarda:
“Sen efendimiz, en iyi görüş sahibi olanımız, lider olarak en mübarek olanımızsın” dediler. Bunun üzerine Sa’d da:
-Öyleyse iman edinceye kadar erkeğinizin de hanımlarınızın da benimle konuşması haram olsun, dedi. Vallahi Abdü’l Eşhel oğulları yurdunda  İslam’a  girmeyen  ne erkek  ne de  kadın  kaldı.  Böylece Mus’ab ile Es’ad (r.a)larda evlerine döndüler. Artık Medine Ensarına ait her evde kesinlikle erkek yada kadın bir müslüman bulunuyord u. Ancak Ümeyye b. Zeyd, Hatme, Vâil Vakıf haneleri bu işin dışında kaldı, işte bu sayılanlara “EvsU’llah” denir. Bunlar Harise oğlu Evsin kolundan gelmedirle r. Bunların İslam’a giremeyişleri aralarında Sayf kabilesind en Ebû Kays b. el Eslet isimli birinin bunların şairi ve lideri sıfatını taşıyarak bu herifi dinleyip sözünden çıkmamalarıdır. O herif bunları İslam’a girmekte geri koymuş bunlar bu halde Unut ve Hendek harbi bitene kadar böyle kalmışlardır. [395]

[386] Beyhakî Delâil 2/428; Taberî 2/380 (Yeni Baskr 1/557).
[387] İbni Hişâm 2/184; Urve  Megazi   121;  Beyhakî  Delâil  2/434; Taberî 2/353; 1/588; İbni Sa’d 1/220; İbni Abdü’l Ber Ed Dürer.
[388] Buharı Menakib 63/43 hadis no 3893; Ahkam / Babü Beyati’n Nisa, Hu-dud/ Babü Tevbetüssârib. Tevhid / Babiin fi’J Meşîeti vel- irâdetİ. Müslim Hudud hadis 44; Daramî siyer İ6; Müsned 5/323; Nesâîl 7/142-149; İbni İshak 1/220; İbni Hişâm 2/185 Taberî tarih 2/356 (1/559).
[389] Musned 5/325.
[390] İbni İshak siyer Meğazi 124; İbni Hişâm 2/185; Taberî Tarih 2/357; Ebû Nııaym Delâil 1/105; Beyhakî Delâil 2/437; Beyhakî Mus’abın gönderilişi ile ilgili şu bilgileri verir: Medinelile r, İslam dini aramızda yayılmıştır. Bize arkadaşlarından Kur’an okutabilec ek birini gönder de bize İslamî konularda bilgi verip onun şeriat ve sünnetini belletsin, namazda imamlık etsin diye Rasülullah’a (s.a.v) mektup yazmışlardı. Rasülullahta onlara Mus’ab b. Umeyr’i (r.a) gönderdi. O da Medineye varınca Es’ad b. Zürâra (r.a)’ın evine indi. EsâJ (r.a) onu Ensar’ın evine götürür oda onları bir yandan İslama da’vet eder bir yandanda müslüman olanlarına islam fıkhını Öğretirdi.
[391] “Yeden” bizim toros dilinde elinden tutarak götüren demektir. Yol gösterici kılavuz rehber gibi kelimeler “Yedme” nin yerini asla tutmaz.
[392] İbni Mâce Cum’a 1082; İbni Hişâm 2/185; İbni Sa’d 1/219; Taberî 2/353; Uyûnül Eser î/197; İbni Abdü’l Ber Ed,Dürer Sayfa 68; İbni Esir Camiu’l Usul Ebû Dâvûd Cum’a h. no 1069; tbni Ebî Şeybe Evâil 14/71 h. no: 17595; Hâkim Müstedrek 3/187.
[393] Az önceki rivayette bunun Es’ad b. Zürâra olduğu geçmişti,
[394] Beyhakî DelâÜ  2/430-433; Ebû Nuaym Delâil 227; Taberî 2/357; Nihayetü’l İreb 16/313.
[395] İbni   Hişâm   2/185-186   Taberî   Tarih   (yeni   baskı)   1/560   Beyhakî   Delâil 2/439-441  İbni Abdii’l Ber ed-Diirer 1/160 Uyünül eser 1/161
Burada İbni İshak Ebû Lays el-Eslet’in şu şiirini verir.
1- Ey  İnsanların  Rabbi! Birtakım  şeyler varki  orada güçlüyle zayıf birbirine s ani ay azarlar.
2- Ey   İnsanların   Rabbi!   Biz   doğru   yoldan   saptığımızda  bize   iyilik  yolunu kolaylaştır.
3- Rabbimizin    lutfu   olmasa  yahudi   olacaktık. Yahudi dinininde yürünecek bir yolu yok yada iyi bir örneği yok)
4- Rabbimiz olmasa belki de şimdi (Filistin Lübnan arasındaki) Celil dağında rahiblerle birlikte yaşayan hınstiyan olmuştuk.
5- Lâkin biz yaratıldığımızda bütün nesillerim izin dini Hanif olan insanlar olarak yaratıldık.
6- Baghymiş gibi uysal yürüyen kurbanlık develeri üstlerindeki çulları omuzlarını kapamamış bir halde süren insanlarız.
îbni Hişâm bu son beytteki “Omuzlan Üstlerine örtülen çullar içinde açık olan” cümlesini Huzâa’lı yada Ensarlı bir adam diye açıklar ki ne demek istediğini anlamadığım gibi şerhîerdede böyle bir izaha rastlamadım.
İmam Zehebi, Tarihu’l-İslam, 1/406-415

Reklamlar

Bir Yanıt to “Ensar’dan Gelen İlk Haberler Ve Birinci Akabe Bîâtı”

  1. Basaran Says:

    çok güzel, 1. akabe biatı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: