Hüzün Yılları Amcası Ebû Talibin Vefat Etmesi

«Onlar Ondan men ederken Ondan uzaklaşıyorlar. Onlar ancak kendilerin i helak ediyorlar» (En’am 26) ayetinin Ebû Talib hakkında indiği söylenir.
«Şüphesiz sen sevdikleri ne hidayet veremezsin . Lakin Allah dilediğine hidayet verir.» (Kasus 56) ayeti ise Ebû Talib hususun da nazil olmuştur. [16]
Süfyani Sevri Habib b. Ebî Sâbit’ten “Onlar ondan (insanları) men eder kendileri ondan uzaklaşır.” ayeti konusunda İbni Abbas (r.a.)’ı dinleyen birinden şöyle dediğini rivayet eder. Bu ayet Ebû Talib hakkında inmiştir. Ebû Tâlib Müşriklerin Ra-sülullaha eziyet etmelerine mâni olur, kendi ise ondan uzak dururdu. [17]


Yine aynı olayı. Hamza ez Zeyyât. Habib b. Ebî Sâbit’ten şöyle diyerek Said b. Cübeyr aracılığıyla İbni Abbas (r.a.)tan nakleder. (Burada “Müşrikleri men eder kendi onun getirdiğine uzak durur der. [18]
Mamer, Zührî, Said b. Müseyyeb isnadıyla babası Müseyyeb’den şöyle nakleder: Ebû Talibe ecel geldiğinde Peygamberi miz yanına girdi   Ebû Cehil ve Abdullah b. Ebû Ümeyye el Muğire de oradalardı.
Nebi (s.a.v.) Ebû Talibe: «Ey Amcacığım! “lailâhe illallah” de de Allah katında onunla seni savunayım» buyurdu. O ikisi atılıp “Ey Ebû Talib! Abdütmuttalibin dininden dönecekmisin!’1 dediler. (Böyle bir o bir ötekiler teklif ve telkinde bulunurken ) Ebû Talibin en son sözü “Abdülmuttalibin dini üzere1′ demek oldu. Bunun üzerine Efendimiz (s.a.v.): “Sana yasaklanma dığım sürece istiğfarda bulunacağım” buyurdu da hemen:
‘Teyğambere iman edenlere müşriklere af edilmeleri için Allah’a yakarıvermeleri yakışmaz” (Tevbe 123) ayetiyle “Sen sevdikleri ne asla hidayet veremezsin ” ayeti indi.
Bunu Müslim rivayet etti. Buhari ‘riin de Şuayb b. Ebû Hamza tariki ile aynen böyle bir rivayeti vardır. [19]
Ebû Talİb’den adınırr Abdümenâf olduğunu oğlu Ali ile Efendimiz (s.a.v.) in kölesi Ebû Râfi naklet mislerdir.
İbni Avn Amr b. Said aracılığıyla Ebû Talibin şöyle dediğini rivayet eder: (Arafatta bir yer olan) Zil Mecâz’da idim. Yanımda kardeş im oğlu (Muhammed) vardı. Çok susamış ve durumu ona açmıştım. O ökçesiyle toprağa dürttü de su kaynamaya başladı. Bende ondan içtim.
Tabiinden biride: “Cahiliyye döneminde mal yardımı dışında kimse lider olmamıştır. Sadece Ebû Talib ve Utbe b. Rabia bunun dışındadır.” der.
(Zehebî olarak) Derimki: Ebû Talibin Siyer ve diğer eserlere kaydedilmi ş bulunan pek çok şiiri vardır. [20]
İmam Ahmedin Müsnedinde geçtiğine göre Yahya b. Seleme b. KUheyl, babası Seleme aracılığıyla Habbete’I Urani’nin şöyle dediğini anlatır:
-Hz. Ali’yi minberde azı dişleri görününceye kadar gülerken gördüm. Sonra Ali (r.a.) Ebû Talibin bir sözünü şöyle hatırlattı: Ben Nahle vadisinde Rasülullah (s.a.v.) ile beraber namaz kılarken Ebû Talib yanımıza çıkageldi ve “Ey kardeşim oğlu ne yapıyorsunuz?”de-di, Rasülullah (s.a.v.) de onu İslâm’a çağırdı. Bunun üzerine O “Yaptığınız fena bir şey değil. Lâkin Vallahi kıçım beni yukarı asla kaldırmıyor” dedi. Ben babamın bu sözüne hayret ettiğimden güldüm. [21]
Mutemir b. Süleyman babasından şöyle nakleder: Kureyşliler Muttalib oğullarına karşı açıkça düşmanca bir tavır takınıp söğüp saymaya başlamışlardı. Ebû Talib avânesini topladı ve onları Ka’be Örtüsünün altında durdurup kendilerin e zulmedenle re beddua etmeye başladılar. Ebû Talib orada şöyle dedi: Kavmimiz bize ancak zulmetmekt e diretiyor. Yardımında acele et. Kardeşim oğlunu öldürmek isteyenler e onların arasını uzak et. Sonra çocuklarını alıp tekrar koyağına döndü.
İbni İshak anlatıyor: Bana Abbas b. Abdullah b. Ma’bed ailesinde biri aracılığıyla anlattıki İbni Abbas (r.a.) şöyle demiş: Nebi (s.a.v.) Ebû Talibe gelince Ona “Amcacığım! Lâ ilahe illallah dede bununla sana şefaat dileme hakkım olsun” buyurdu. Ebû Talib de “Ey yeğenim! Vallahi sana ve ailene benim bu sözü ölüm korkusuyla söylediğimi sanarak bir âr bir utanç olmayacak olsaydı, elbette bu sözü söylerdim. Onuda sırf seni sevindirme k için söylerdim.” dedi. Ebû Talib ecel şiddetiyle iyice ağırlaşınca dudaklarını hareket ettirdiği görüldü. Kardeşi Abbas ona eğilip kulağını verdi, sonra başını üzerinden kaldıdrıp “Yâ Rasûlallah! Vallahi o (dediğin) sözleri söyledi” dedi. RasülÜ Ekrem (s.a.v.) de “ben onu duymadım” buyurdu. [22]
Deri m ki:
«Bu haber sahih olamaz. Eğer Abbas onun bu Lâilâhe illallah dediğini gerçekten duymuş olsaydı, Peygamberi mize “Senin Amcana hiç faydan dokunabild im!?” diye sormazdı. Yine Hz. Ali (r.a.)’tan babasının ölümünden sonra “Ya Rasülullah Amcan denen şu sapık ihtiyar Öldü” demezdi. [23]
Hem Amr b. Dinarın Ebû Said b. Rafî’den naklettiği: “İbni Ömer (r.a.)’a sen asla dilediğine hidayet veremeyece ksin” ayeti Ebû Talib hakkındamı indi? diye sordumda “Evet” dedi. şeklindeki hadis sahih bir haberdir.»
Zeyd b. el Hubâb, Hammâd, Sabit İshak b. Abdiliah b. el Haris isnadıyla Hz. Abbas (r.a.)’tan nakiederki . Abbas Nebi (s.a.v.)e “Ebû Tâlib hakkında ne umuyorsun” diye sormuş Efendimiz (s.a.v.)de “Rabbim’den her hayrı umarım” cevabını vermiş. [24]
Eyyub, İbni Sİrin’den şöyle nakleder Ebû Tâlib ölüm gelip çattığında Nebi (s.a.v.)i çağırtmış ve “Ey Kardeşim oğlu! Ben Öldüğüm vakit sen (Medinedeki ) dayıların olan Neccâr oğullarının yanına git. Zira yurtlarında oturan insanlara karşı yeryüzünün en güvenilir insanları onlardır.” dedi.
Urveb. Zübeyr anlatıyor. Rasüluflah (s.a.v.):
“Amcam ölünceye kadar Kureyşin benden korkusu devam etti” buyurdu. [25]
Yezid b. Keysan anlatıyor: Bana Ebû Hazım Ebû Hüreyre (r.a.)’ tan nebi (s.a.v.)in amcasına: “La ilahe illallah dede onunla sana kıyamet günü şahit olayım” buyurunca Onun “Kureyşliler onu böyle demeye ölüm korkusu şevketti diyerek beni ayıplamayacak olsalardı bu kelimeleri söyleyerek gözlerini aydınlatırdım.” dediğini bunun Üzerine “Sen dilediğine bidayet veremeyece ksin” ayeti indiğini haber verir. [26]
Ebû Avâne Abdül Melik b. Umeyr Abdullah b. Haris b. Nevfel isnadıyla Hz. Abbas’tan naklederle r ki Abbas: “Yâ Rasûluîlah! Ebû Ta-lib’e hiç yararın dokundumu? Zira o seni korur ve senin için akrabalarına Öfkelenirdi.” dedi. Efendimizd e:
“Evet! O şimdi topuğuna kadar çıkabilen bir ateş içinde olacak. Ben olmamış olsaydım elbette cehennemin en alt tabakalarında olacaktı1′ buyurdu. Hadisi Buhari ve Müslim rivayet etmişlerdir. Üstelik bu hadisi iki Süfyân, Süfyân-ı Sevrî ile Süfyân b. Uyeyne Abdü’l Melik’ten rivayet ederler. [27]
El Leys İbnU’l Hâd Abdullah b. Habbâb isnadıyla Ebû Saîd el Hüdrî (r.a.)’den naleder ki, Ebû Saîd yanında amcası bahsedildi ğinde Nebi (s.a.v.):
“Belki kıyamet günü şefaatim ona yarayacakt ır. O topuklarına kadar gelip oradan beynini kaynatacak bir ateş tabakası içine konulacakt ır.” derken işitmiş. Buharı ve Müslim rivayet etmişlerdir. [28]
Hammad b. Seleme Sabit Ebû Osman en Nehdî isnadında İbni Abbas’dan (r.a.) yoluyla Efendimiz (s.a.vj’in:
“Ateş tekilerin azabı en hefif olanı Ebû Talibdir. Dimağını kaynayan iki ayakkabı giyinmiş haldedir.” buyurduğunu belirttile r. [29]
Sevrî ve diğerleri Ebû İshak Naciye b. Ka’b isnadıyla Hz Ali’nin şöyle dediğini anlatır. «Ebû Talib Öldüğünde Peygamber (s.a.v.)’e geldim ve “Şu sapık ihtiyar amcan ölmüştür” dedim. Bana:
“Git de babanın ölüsünü göm. Bana gelinceye kadarda kimseye bir şey söyleme” buyurdu. Bende öyle yapıp ona geldim. Bana emretti de guslil yaptım. Sonra Nebi (s.a.v.) bana öyle bir dûa ettiki artık onların yanında yer yüzünde olan heşey benim olsa bu kadar sevindirem ezdi.» buyurdu. [30]
Ebû Dâvûd-u Tayâlîsİ Müsned’inde Şu’be kanalıyla bu hadisi Ebû İshak’tan nakledip “git ve onu göm” buyurdu. Tayalîsi’nin bu hadis-inide Naciye b. Ka’b Hz. Ali’den işttiğini bizzat tasrih ederek “Ali’yi şöyle derken gördüm’* demeketedi r. Bu isnadı hasen dereceye ulaşmış muttasıl bir hadistir. [31]
Abdullah b. İdris anlatıyor: Bize Muhammed b. İshak kendisine anlatan birinden o da Urve b. Zübeyr aracılığıyla Abdullah b. Ca’ ferden şöyle dediğini anlattı: Ebû Tâlib öldüğünde alçak bir kureyşli Rasülullah’ın önüne geçti ve üzerine toprak attı. Rasülullah evine döndü. Kızı gelip Efendimizi n yüzünden tozlan silip ağlamaya başladı. Bunun üzerine Efendimiz (s.a.v.) de:
“Ey kızım ! Ağlama, Çünkü Allah babanı korur” buyurdu. Bu olay esnasında Efendimiz:
“Ebû Talib ölünceye kadar Kureyslile r bana hoşlanmadığım hiç birşey yapamadılar” buyurmuştu. [32] Bu garib ve (Abdullah b. Ca’fer o devreye yetişmediği için) mürsel bir haberdir.
İbni Cüreyc Atâ aracılığıyla İbni Abbas’tan şöyle nakleder: Nebi (s.a.v.) Ebû Talibin cenazesini n Önüne geçti ve:
“Akrabalık bağı sana ulaştı ey amcam. Sen Hayırla Mükafatlandırıldın.” buyurdu. Bu hadisi bu isnadla İbrahim b. Abdirrahma n el Harzemî tek başına rivayet etmiştir.
Bu zat “Münkerü’l hadis” diye tanınır ve kendinden İsâ Goncar ile El-Fadl eş Şeybânî hadis rivayet ederlerdi. [33]
Yunus b. BUkeyr, İbni İshak Abbas b. AbdiIIah b. Ma’bed ailesinden biri isnadıyla İbni Abbas (r.a.)’ın şöyle dediğini anlatır.
-Rasülullah (s.a.v.) amcası Ebû Talibe son hastalığında ziryarete geldiğinde: öluül . “Amcacığı! Lâ ilahe illallah de de onunla Kıyamet günü sana şefaat etme imkanım olsun” buyurdu. Ebû Talib de “yağenim, Vallahi benim bu kelimeleri ölüm gelip çatınca korkumdan söylediğimi sanarak sana ve ailene bir leke olmayacak olsaydı elbette bunları söylerdim. Onu sırf seni memnun etmek için söylerdim” dedi. Ebû Talib ağırlaş ınca dudaklarını kımıldattığı görüldü. Abbas onu duymak için eğildi. Abbas başını üzerinden kaldırınca “Yâ Rasülullah! Vallahi o gerçekten senin söylemesini istediğin cümleyi söyledi” dedi. Rasülullah da (s.a.v.): £wl J “Ben duymadım.” buyurdu. [34]
Bu senedi zayıf bir hadistir. Bir kere isnada hiç bilinmeyen birisi var. Üstelik Ebû Talib’in Ölümünde Abbas (r.a.) müslüman değil Cahi-Hyye itiakadı üzerine idi. Bunun için hadis eğer sahih ise Efendimiz (s.a.v.) Abbasın dinlediğini aktarmasını kabul etmemiş ve “duymadım” buyurmuştur. Daha önce geçtiği gibi Abbas (r.a.) iman ettikten sonra “Yâ Rasulullah Ebû Talibe yararım dokundumu. Zira o seni korur senin için etrafa öfkelenirdi.” demiştir. Eğer Abbas (r.a.)rn kardeşi Ebû Talib’in müslüman olduğuna dair bir bilgisi olsaydı elbette böyle bir sözü sarfetmez ve Efendimiz (s.a.v.)’in Ebû Talib topuğuna kadar gelen bir ateş tabakası içindedir demesine asla suzmazdı. Üstelikte “Ben kardeşimi Lâ ilahe illallah derken duydum.” derdi. Ne yazikki onu müslüman sayan) Rafıziler pek bedbaht bir toplumdur.
İbni İshak derki: Sonra Hatice b. Huveylit ile Ebû Talib aynı yılda öldüler. İkisinin ölümü yüzünden Efendimiz’e peşpeşe üzüntü gelip çatmış oldu. [35]

[16] İbni Ishak Sire 237; B. Delâİl 2/340.
[17] İbni İshak 238; Beyhakî Delâil 2/340; Taberî Tefsir 7/173.
[18] Beyhakî Delâil 2/241: Kurtubi Tefsir 6/405; Taheri 7/173.
Efendimiz Ka’bede namaz kılarken Ebû Cehil mel’unun “bunun namazını kim bozacak” dedi. Abdullah b. ez Zebari pislik ve kanı karıştırıp Efendimizi n yüzüne sürdü. Efendimiz namazdan ayrılıp doğru amcasına gitti. Ve durumu ona anlattı. Ebü Talib “bunu kim yaptı?” dedi. Efendimiz Abdullah b. Zebarî, dedi. O da kılıcını kuşanıp Efendimizl e Kabe’ye geldi. Ebû Talibi kılıçla görenler kaçmaya kalktüarsada “yakaladığımı biçerim değilse durun” dedi. Yerlerinde kala kaldılar. O da pisliği kanla alıp Abdullah b. ez Zabarinin ve diğerlerinin yüzüne gözüne sakallarına sürüp söğüp saydı. Bunun üzerine ayet indi. Efendimiz amcasına bu ayetin kendi hakkında olduğunu haber verip  “Kureyşin  bana  işkencesine  engel  olursun, ama bana inanmazsın” deyince Ebû Talib şu şiiri söyledi.
Vallahi ben toprağı yastık edinip defnolııncaya kadar onlann topu bile sana i! işemeyecek. Dinini  açıkça yay,  sana  bu asla noksanlık değil  Onunla nıüjdelede gözler seninle aydınlık olsun. Sen beni dinine çağırıp bana nasihat ettiğini söyledin. Doğru söyledin zaten daha öncede “güvenilir” bir kimseydin. Ve sen bir din takdim ettin. Ben onun insanların dinlerinin en hayırlısı ol duğunu anladım. Kınanma korkusu yada sövülme çekinmesi olmasaydı beni sen bunu kabule çok yakın ve müsait bulurdun.
Şiir için bak. Beyhakî Delâil 2/188 Sebilil Hûda 1/437 t Hişam 1/280
[19] Buharı 63/40; Menakıbü’l Ensar 65 Tefsir / Tevbe suresi Müslim 24. Müsned 3/433; Beyhakî Delâii 2/343-344; İbni Sa’d 1/77; Taberi Tefsir 11/30; Ebû Avâne 1/15; Nesâil Cenâiz 101; Müsned 5/433; Hakim 2/336.
[20] Gerçekten ayn bir Divanı olmamakla beraber Ebû Talib’in kitaplarda ki şiirleri büyük bir kitap olacak hacimdedir . Şiirleri en iyi şekilde korunarak bize ulaşmıştır. Şiirlerinde çok değişik tema işler . Hakim olan dil ve üslup tamamen Cahiliye dönemi İslam öncesi meşhur şairlerle aynıdır. Peygamberi mizi korumak ve övmek İçin yazdığı ve Kalede okuduğu ünlü “Kaside-i Lâmiyesi”nin bir kaç beyti için İbni Hişamın ileri sürdüğü “Bazı şiir bilginleri bir kısım beytin Ebû Talibe ait olmadığını söylerler.” (Bak İbni Hiş am Sire 2/16) tarzındaki tenkide İbni Kesir El -Bİdaye ven Nihayesind e “”Böyle güzel bir ifade ancak onu söyleyen Ebû Talibe aittir. ŞÜr bilgisi ve Cahiliye dönemi şairlerini bilenler bundan asla şüphe etmezler.” diyerek karşı çıkar.
[21] Müsned 1/199; ne varkİ bu zayıf bir haberdir. Bir kere Yahya b. Seleme b. Küheyl İttifakla zayıf bir râvîdir. «Ali’ye bakmak ibadettir.» hadisi bu Yahya’ya nisbet ederler. Babası Seleme ise sika biri idi. Babasının naklettiği habtü’l Uranî zahit birisi olup daima Allah’ı zikreden yada namaz kılan biri olarak anılır. Ne varki hadiste sika olmadığını, Nesâî, Yahya b. Maîn, İbni Hıraş ve Cüzcanî açıklarlar. Zehebî Mîzanü’l İtidal’inde onun çok aş m bir şiâ olduğunu söyler. 1/450 No 1688.
[22] Ibni Hişam  2/167; İbni İshak .238;  Beyhakî  Delâü 2/346;  Nihayetin İreb 16/278.
[23] Abbas ve Ali (r.a.)lann bu haberleri ileride gelecektir .
[24] İbni Sa’d Tabakât 1/79; Kenzü’l Ummâd 34090
[25] İbni İshak Sire 238; Beyhakî Delâil 2/349.
[26] Müslim İman 42; Beyhakî Delâil 2/345.
[27] Buharî 65 Menakıbü’l Ensar. Müslim 209 Müsned 1/206 3/9-50 Beyhakî Delâil 2/346.
[28] Buharî Menakıbü’l Ensar Babü Kıssat-i Ebî Talib; Müslim 210; Beyhakî Delâil 2/347.
[29] Müslim 212; Beyhaki Delâü 2/348.
[30] Nesâî 1/110 4/79; Müsned 1/97 103 130 131; Ebû Dâvûd 3214; Nesâî Süneni Kübra 6/647 h. no 2133 Abdurrezza k Musannef 9936. İbni Hibban el Mec-rûhîh 1/111. İbni Ebî Şeybe Musannef 3/347 İbni Sa’d 8/25 Ebû Ya’la Müsned 1/423 424 Beyhakî Sünen-i Kübrâ 1/304.
[31] Ebû Dâvûd-u Tayalîsî; Müsned s.19; Beyhakî Delail 2/348.
[32] İbni  Hişam   2/166;   İbni  Sa’d  1/1/141;  Beyhakî  Delâil   2/350;  Ravdü’l  Unf 1/258.
[33] İbni Adiy El  Kâmil  fid Duafâ 1/259;  İbnü’l Cevzî el  İlelül Mütenâhiye 2/422; Hatib Tarih-i Bagdad 13/196; Beyhakî Delâil 2/349.
[34] İbni İshak Sire 238; İbni Hişam 2/167; Nihayetü’I İreb 16/278; Beyhakî Delâil 2/346.
[35] İbni îshak Siyer 243; İbni Hişam 2/166; Beyhakî Delâil 2/352.
İmam Zehebi, Tarihu’l-İslam,1/334-342

Bir Yanıt to “Hüzün Yılları Amcası Ebû Talibin Vefat Etmesi”

  1. Esra Says:

    ‘Teyğambere iman edenlere müşriklere af edilmeleri için Allah’a yakarıvermeleri yakışmaz” (Tevbe 123)

    Tevbe suresi 123. ayeti bu değil böyle bi ayet de bilmiyorum ben yanlış bilgi verilmiş

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: