Ceylanın Efendimiz S.A.V. İle Konuşması

Ahmed b. Hazim b. Ebî Ğazra el-Ğıfârî, AH b. Kadim-Ebu’l Ulâ Halid b. Tahman- Atıyye isnadlyla Ebû Saîd el Hud-rî (r.a.)’nin şöyle dediğini nakleder: Rasûlüllah (s.a.v) bir keresinde bir çadırda bağlı bununan bir ceylana rastlamıştı. Ceylan, “Ya Rasûlallah! Beni çöz de kuzucuğumu emzirmeye gideyim, sonra geri geleyim de beni yine bağla” diye yalvardı.

 

Peygamber (s.a.v) de: kavmin avı, -üstelik bağladığı avı” buyurarak tutup onun iplerini çözüp döneceğine dair ondan söz aldı. Çok geçmeden ceylan göksündeki bütün sütü boşaltmış olarak geri geldi. Rasûlü Ekrem de onu bağlayıp sonra onu o kavminden kendine bağış yapmalarını istedi. Onlar da Ceylanı Efendimiz’e verdiler. O da onun bağını çözdü sonra da:
Eğer hayvanlar da sizin bildiğiniz gibi ölüme dair bir şeyler bilmiş olsaydı onlardan semizlemiş olan hiç birinin etini yiyemezdin iz.” buyurdu.
Ravilerden Ali ve Ebu’l Ulâ “sadûk” derecesind edir. Atıyye el-Avfî de ise zayıflık vardır. Bu kıssanın bir benzeri de Zeyd b. Erkanı (r.a.)’dan rivayet olunuyor. [29]

[29]Beyhakî Delâil  6/34,  Ebû  Nüaym  Delâil  h.no.273.  Zehebî’nin   işaret  ettiği Zeyd b. Erkam hadisi şudur; (Beyhakî Delâil 6/35)
-Rasûlüllah İle birlikte Medine sokaklarından birindeydi m. Orada bedevilere ait bir çadır gördük. Bir ceylan orada bağlıydı. Ceylan: Ya Rasûlallah! Şu bedevi beni avladı. Benim ise çölde iki yavrum vardı. Süt göğüslerimde katılaşmaya başladı. Bu adam beni kesmiyorki ölüp kurtulayım. Bırakmıyor ki çöldeki yavrularıma gideyim” dedi. Rasûlüllah da ona, “Seni salsam yine geri gelirmisin ?” buyurdu. Ceylan da “evet dönerim. Yoksa Allah beni vergi memuru cezasıyla cezalandırır” dedi. Bunun üzerine Rasûlüllah (s.a.v) de onu serbest bıraktı. Az sonra ceylan yalanarak geri geldi, Rasûlüllah (s.a.v) de onu çadıra bağladı. Az sonra bedevi elinde bir kırba ile çıka geldi. Rasûlü Ekrem “bunu bana satarmisın?” buyurdu. O da “o senindir, ey Allah’ın Rasûlü” deyince Efendimiz de ceylanı serbest bıraktı. Zeyd b. Erkanı derki: Vallahi ben onu çöle doğru yüzer gibi giderken “Lâ ilahe illallah, Muhammedür Rasûiüliah” dediğini gördüm.
Bu isnadı zayıf bir haberdir. Zehebî Mîzân’da: “Onu tanımıyorum. Onun şeyhinden naklettiği batıl ve çürük bir haberi var ki şudur..” diyerek Beyhakî ve Ebû Nüaym’ın bu haberini aynı isnadla verir. Zaten Beyhakî de yukardaki hadisi verip: “bu haber bir diğer yolla zayıf bir isnadla rivayet edilmişti.” diyerek bu haberi verir. Haber üst hadisi destekler mahiyetted ir. Ayrıca Ebû Nüaym bu haberi 274 no ile Enes b. Mâlik ile Hz. Âişe’den de nakleder.
İmam Zehebi, Tarihü’l-İslam, 2/29-30

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: