Devenin Sahibini Şikayet Edişi

Mehdî b. Meymûn anlatıyor: Muhammed b. Abdillah b. Ebî Yâ’kûb, Hz. Hasen b. Ali’nin kölesi Hasen b: Sad aracılığıyla Abdullah b. Ca’fer’in şöyle dediğini anlattı:
-Bir gün Rasûlüllah (s.a.v) beni terikesine bindirdi ve kimseye anlatmamam şartıyla bana gizlice bir şey söyledi. Onun (yolculukta tuvalet için) en hoşuna giden şey kendini gizleyebilecek bir hedef ya da dalları yerlere sarkmış yabanî hurma fundalığı olurdu. Bir kere Ensar’dan birinin bahçesine girmişti. Orada bir deve vardı. Deve Rasûlüllah’ı görünce inleyerek gözlerinden yaşlar boşalmaya başladı. Nebî (s.a.v) yanına gidip kulak dibini eliyle sıvazladı deve de sakinleşti: Efendimiz: Bu devenin sahibi kim?” diye sordu. Ensar’dan genç biri gelip, “benim” dedi. Efendimiz de:
“Allah’ın sana bahşettiği bu hayvan hususunda Allah’tan korman gerekmez mi idi! Çünkü, o senin kendisini aç bırakıp yorduğunu bana şikayet etti.” buyurdu. Müslim hadisi “yabani hurma” kelimesine kadar nakletti. Diğer kısmı da Müslim’in şartına uygundur. [21]


İsmail b. Ca’fer anlatıyor: Bize Amr b. Ebî Amr; Seleme oğullarından sika biri aracılığıyla Câbir b. Abdillah (r.a.)’dan şöyle nakletti: -Selemeoğullarmdan birinin su çektiği devesi (döl mevsimi) şehvet azgını olup sahibine saldırıp yaklaştırmamış, Bu adam da gidip durumu Nebi (s.a.v) ‘e anlattı, Peygamber de adama, Jüail “haydi yürü” diyerek kendi de birlikte geldi. Bahçenin kapısına geldiğinde adam: “Ya Rasûlallah! Girme.” dedi. Peygamber (s.a.v) de:
“Hadi girin! Sakınacak bir şeyiniz yok. buyurdu. Deve (s.a.v)’i görünce boynunu eğerek gelip Efendimizi n önünde durdu ve secdeye kapandı. Efendimiz de: “Devenizin yanına gelip yularını vurun ve ona palanını geçirin.” buyurdu. Onlar da böyle yapıp: “Ya Rasûlallah! Seni görünce secde etti.” dediler. Bunun üzerine Efendimiz (s.a.v)
“Bana böyle söylemeyin. Size tebliğ etmediğim şeyleri iöylemeyin! Yemin ederim ki, o bana secde etmedi. Lâkin, Allah onu bana itaat ettirdi.” buyurdu. [22]
Affân anlatıyor: Bize Hammad b. Seleme “Kays kabilesind en bir şeyhi babasının şöyle dediğini duyduğunu haber verdi:
-Nebi (s.a.v) gelmişti. Beraberimi zde zaptedemed iğimiz genç bir devemiz vardı. Nebi (s.a.v) ona yaklaştı ve memesini sıvazladı. Birden devenin göğsü sütlendi. O da sağıp içti. [23]
Bu babda Abdullah b. Ebî Evfâ’dan da nakledilen bir hadis var ise de; onu nakleden ravî, Fâid Ebul Verkâ1 tek başına rivayet etmiştir. Bu zat zayıftır. [24] Yine Câbir (r.a.) dan da baş ka bir hadis nakledilir se de o da El-Eclah’m tek başına yaptığı rivayet olup Zey b. Harmele aracılığıyla Câbir’den nakleder. Onu Dâramî ve diğerleri rivayet etmişlerdir. [25]

[21] Müslim 342 ve 2429, Ebû Dâvûd 2549, Müsned 1/205, Beyhakî Delâil 6/26, İbni Mâce 340, Kadı Ebû Yâvla Müsned 12/6787,6788, Beyhakî Sünen-i Küb-ra 8/13, 1/94, Hakim 2/100: Ebû Avane Müsned 1/176, 117, İbni Ebî Şeybe Musannef 11/493 no 11805.
Ravî: Abdullah B. Cater B. Ebî Talîb (R.A.).
Hz. Ali’nin kardeşi olup Efendimiz’in en sevdiği yakınlarından olan amcası Ebû Talib’İn oğlu Habeşistan’a göç eden Cavfer-i Tayyar’in (ra.) oğludur. Annesi meşhur sahabiyye Esma bn. Umeys (r.a.) dır. Abdullah (r.a.) Habeşistan’da doğdu. Babası Ca’fer (r.a.) Mu’te harbinde şehid olunca Peygamberi miz onu himayesine aldı ve Risâlet ocağında büyüttü. Şam’ın fethine katıldı, yiğitliği dillere destan idi. Hicrî 80’de Medine’de 80 yaşında vefat etti. İlerde hayatı ele alınacaktır.
[22] Beyhakî Delâil 6/28. Bu rivayettek i Sika dediği belli değildir. Ancak 23 nolu dipnottaki haber budur.
[23] Beyhakî Delâil 6/29, Ebû Nüaym Delâil 2/136. Bu isnadı meçhul bir haberdir. Kayslı şey kimdir, Babası kimdir?
[24] Beyhakî Delâil’inde 6/29 bu rivayeti nakleder. Yine Ebû Nüaym da Delâü’de nakleder. Bu isnadı zayıf ise de, yukarıda geçen hadisin aynısı olup daha geniş izahlıdır. Belki iki üç hadisi bir araya cem ederek tek rivayet yapmış da olabilir. Bu şu hadistir:
İbni Ebi’l Evfa anlatıyor: Biz Rasûlüllah ile otururken birisi geldi ve “falanların devesi azıp sahiplerin e saldırdı” dedi. Bunun üzerine Rasûlüllah hemen kalktı;; biz de kalktık ve “Ya Rasûlallah ona yaklaşma! Sana bir şey yapar diye korkuyoruz ” dedik. Ama (s.a.v) Efendimiz hayvana sokuldu. Deve, Efendimiz’i görünce secdeye kapandı. Sonra Rasûlüllah (aa.v) elini devenin başına koydu ve “Yularını getirin!” buyurdu. Yular getirilinc e başına geçirdi ve “devenin sahibini çağırın!” buyurdu. Adam çağrılıp gelince ona “bu deve senin mi?” diye sordu. “Evet” deyince adama “Bu devenin yemeğini iyi ver ve çalışırken ona zorluk yükleme” buyurdu. Adam “Peki öyle yapacağım” dedi. Efendimiz’in yanındaki arkadaşları kendisine;..”Ya Rasûlallah! Bu hayvan bile senin kıymetini bilip sana secde/ediyorken bizim sana secde etme hakkımız daha fazla” deyince Efendimiz: «Eğer ben ümmetimden birinin diğerine secde etmesini emredebile cek olsaydım, kesinlikle kadınların kocalarına secde etmesini emrederdim .» buyurdu.
İşte bu son bölüm bir çok ayrı yoldan üst taraf olmadan yapılan bir rivayettir .
[25] İbni Ebî Şeybe 11/473 no İI76S, Müsned 3/310; Daramî Mukaddime 1/8; Beyhakî Delâil 6/30; Ebû Nüaym 380 Hadis no. 279; Taberânî Fakat Beyhakî de bunu Câbir yerine İbni Abbas olarak verirse de bu yanlıştır.
İmam Zehebi, Tarihü’l-İslam,2/25-28

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: