Efendimiz’in Köre Dua Etmesi

Osman b. Ömer ile Ravh b. Ubâde anlatıyorlar. Bize Şu’be, Ebû Ga’fer el Hıtamî’den nakletti ki, o Umâre b. Huzeyme b. Sabit’i Osman b. Huneyf’ten şöyle derken işitmiş:
-Gözü kapanmış birisi.Nebî (s.a.v) e geldi ve: “Bana afiyet vermesi için Allah’a dua ediver.” dedi. Efendimiz (s.a.v) de ona:


Bu hadisin iki ayrı tankını birbiri içine parantezle tamamlayar ak terceme eltim. Müslim’deki Evzaî rivayeti daha kısa iken Şerîk’in metni daha uzundu. Onu tercih ettim.
“Dilersen bu duayı tehir (edersin) edeyim. [64] (Ahirette se-vab yönünden) bu senin için daha hayırlı olur. Yok, dilersen Sana şifa vermesi için Allah’a dua edivereyim .” buyurdu. Adam da: “Bana dua ediver.” dedi. Efendimiz (s.a.v) adama gürelce abdest alıp iki rek’at namaz kılmasını ve şu duayı yapmasını emretti:
“Allah’ım! Ben, rahmet peygamberi olan peygamberi n Muhammed vesilesiyl e senden dilekte bulunur ve sana yönelirim. Yâ Muhammedi Ben şu ihtiyacımı giderme hususunda Rabbi-me senin ile yönetiyorum. Benim ihtiyacımı gör. (İhtiyacım görülsün diye senin ile yöneliyorum.) Allah’ım! Benim hakkımda onun şefaatini kabul et. Benim nefsim hususunda beni şefaatçi kıl!  [65]
Beyhakî der ki: Bu hadisi Hammad b. Seleme de Ebû Ca” fer el-Hatmî’den rivayet etmiştir. [66]
Ahmed b. Şebîb b. Saîd el Habatî anlatıyor: Bana babam, Ravh b. el Kasım, Ebû Ca’fer el-Medînî el Hatmi, Ebû Ümâme b. Sehl b, Huneyf isnadıyla anlattı ki, amcası Osman b. Hune-yf şöyle demiş:
-Kör bir adam gelip gözünün kapanmasını şikayet ettiğinde bu adama Rasûlullah’m (s.a.v) şöyle dediğini işittim:
“Bir ibrik getir ve abdest al. Ardından iki rek’at namaz kıl, sonra da: “Allah’ım! Peygamberi n olan rahmet peygamberi Muhammed ile sana yönelir ve senden dilekte bulunurum. Yâ Muhammed! Ben senin ile Rabbi’me gözüm açılsın diye yöneliyorum. Allah’ım! Onun benim hakkımdaki şefaatini kabul et, kendim hakkımda kendimi şefaatçi kıl.”
Osman b. Huneyf der ki: Vallahi daha biz yerimizden ne ayrılmış ne de laf uzamıştı. Bir de baktık ki adam sanki hiç bir şey olmamış gibi içeri girdi.
Bu hadisi Ya’kub el Fesevî ve diğerleri Ahmed b. Şebîb’den rivayet ederler. [67]

[64] Buradaki kelimesini mütekellimde, muhatabda okumak caiz olduğundan tercemede iki şekli de verdim. Hadisin zabtını yapan ilk ravilerce bunun hangisi doğru olduğuna dair bir bilgiye rastlamadım.
[65] Buharî Tarih 6/209, 210; İbni Mace 1385; Müsned 4/138; İbni Huzeyme 1219; Hakim 1/313, 519; İbni Sünnî 622; Tirmizî: “Bu hadis, hasen, sahih, garip bir hadistir. Biz bu haberi ancak bu tarik ile Ebû Ca’fer hadisi olarak biliyoruz. Bu Ebû Cavfer, el Hatmî lakaplı olan Ebû Cavfer değildir” diyor. Oysa İbni Sünnî, Beyhakî, bu zatı Ebu Ca’fer el-Medenî el-Hatmî olarak verirler. Buharî de Tarihi’inde bu hadisi dört rivayetle hep bu Ebû Ca’fer’ den verir ve ilkinde bu zatı El-Hatmî diye belirtir. Diğer Ebû Ca’fer’ler meçhuldür, sanırım Tirmizî bu konuda yanılmıştır.
[66] Beyhakî Delâil 6/169, Buharî Tarih 6/209, Müsned 4/138.
[67]  Ya’kub el-Fesevî el-Ma’rife vet-Târih 3/352, Müsned 5/298, Taberânî Kebîr 9/18, Beyhakî Delâil 6/167, Ebu Nuaym Delail 143.
Ya’kub’un ve Beyhakî’nin rivayetler inde şu izahatlar vardır:
-Adamın biri, bir işini yaptırmak için Hz Osman’a (r.a) gidip gelirdi. Osman onun yüzüne bakmadığı gibi ihtiyacını da gidermemişti. Bu adam Osman b. Huneyf e rastlayıca durumu ona şikayet etti. Osman b. Huneyf de ona: “Haydi git bir ıpnk alıp abdestlen, sonra mescide git ve iki rek’at namaz kıl ve sonra ‘Allah’ım! Rahmet peygamberi olan peygamberi n Muhammed ile sana dilekte bulunup, yöneliyorum. Yâ Muhammed! Ben seninle Rabbime yöneliyorum. Benim bu ihtiyacımı (Rabbiym katında) görüver” diyerek ihtiyacını belirt ve sonra gidip Osman’ın huzuruna çık. Adam gidip söylenenleri yerine getirdi! Ardından Hz Osman’ın (r.a) huzuruna çıkardı. Osman (r.a) onu kendisinin yanına aynı sergiye oturtup: “Senin ihtiyacına cevap vereceğim” dedi. Sonra bu adam, oradan ayrılıp giderken Osman b. Huneyf’e (r.a.) uğradı ve Allah senden razı olsun^sen onunla konuşuncaya kadar ne yüzüme, ne ihtiyacıma bakıyordu, dedi. Osman b. Huneyf de: “Ben onunla ne konuştum,  ne  de  görüştüm:  Lakin gözleri kapanan bir  adam  gelip  Nebî’ye (s.a.v) halini arz edince ona ‘sabredebir lir misin?’ buyurduğunu onun da “beni biri elimden tutup gezdiriyor , bu da bana pek ağır geliyor’ demesi üzerine “haydi bir ibrik getir…’ dediğini duymuştum” diyerek hadisi anlattı.
İmam Zehebi, Tarihü’l-İslam,2/50-51

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: