Efendimizin Yağmur Duası Yapması

Evzaî der ki: Bana İshak b. Abdillah b. Ebî Talha, Enes’in (r.a) kendisine şunları anlattığını nakletti:
Rasûlullah (s.a.v) zamanında insanlara kıtlık isabet etmişti. Rasûlullah (s.a.v) (cuma günü) hutbe üzerinde iken kendisine (Hz Ömeri’in evi olan Darül-kaza denen eve bakan kapıdan) bir bedevi geldi ve; Yâ Rasûlullah! Mallar mahvoldu, (yollar kesildi) çoluk çocuk aç kaldı. Allah’a, bize yağmur vermesi için dua et, dedi. Bunun üzerine Efendimiz ellerini kaldırdı, (ve Allah’ım! Bizi yağmurla sula, Allah’ım bizi yağmurla sula, Allah’ım bizi yağmurla sula!, diye dua etti) Hayır! Vallahi biz gökyüzünde ne bulut, ne de bulutçuk görüyorduk. (Medine’deki) Sel’a dağı ile aramızda ne ev, ne bark vardı (ki yağmur bulutunu görmeye mani yoktu). Nefsim elinde olan zata yemin olsun ki, henüz ellerini duadan indirmemiştik, birden (kalkan biçiminde bir bulut Sel’a dağının ardından çıkarak) dağlar gibi kat kat olarak yükseldi. (Gökyüzünün ortasına gelince yayıldı.) Efendimiz daha mimberden inmeden yağmurun sakalından damladığını gördüm.

O gün ertesi gün, daha ertesi gün, hatta diğer cumaya kadar yağdı. (Vallahi bir hafta Güneşi hiç görmedik.) Ertesi cum’a yine o kapıdan bu Bedevi ya da başka birisi içeri girdi. (Rasûlullah yine hutbe okuyordu. Adam ayak üzeri Efendimiz’e dönüp: “Yâ Rasûlullah! Binalar göçtü, çoluk çocuk aç kaldı (Mallar mahvoldu, yollar bozuldu). Bize dua et de Allah yağmuru kessin.” dedi. Rasûlullah (s.a.v) ellerini kaldırdı:
“Allahım üzerimize değil çevremize, tepelere, belenlere, vadi özlerine ağaç biten yerlere yağdır* buyurdu. Elleriyle buluttan işaret ettiği yerler derhal açıldı. Hatta bulutlar Medine üzerinden tıpkı bir çember gibi açılıp (yağmur kesildi). Küba vadisi bir ay dere olup aktı. (Biz mescitten çıkıp Güneş altında yürüdük). Civardan gelen herkes bu müthiş yağmuru anlatıyordu. [62] Hadisi Buharı ve Müslim naklediyor .
Bu hadisi Sabit ile Abdü’lazîz b. Suheyb ve diğerleri de Enes (r.a)’dan rivayet etmişlerdir. [63]

[62] Btıharî 15/24; Müslim 897; Müsned 3/104. 187, 4/236; Beyhakî Delaîl 6/140; Ebû Nüaym Delâil, 2/448; İbni Mâce 1269; Nesâi 3/160, 162, 167; Abdürrez-zak 4910; İbni Huzeyme 1423; Tahavî Meâni 1/382; .İbni E. Şeybe 10/219,11/481; Buharı Edeb 612; Beyhakî 3/353.
[63] İmam Zehebi, Tarihü’l-İslam,2/50-51

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: