Hz. Osman’ın Öldürüleceğini Bildirmesi

Şerîk b. Ebî Nemîr. Kuf (kuyu ağzı duvarı) hadisinde Saîd b. Müseyyeb yolu ile Ebû Mûsâ el-Eş’arî’nin (r.a) şöyle dediği­ni anlatır:[42]

-Nihayet Osman (r.a) geldi. Peygamber (s.a.v) bana:

«Haydi ona da izin ver de, o da gelsin. Onu, kendine ulaş acak bir bela -ya da belalar- sebebi ile Cennet’le müjdele.» buyurdu. Bu muttefekun aleyh bir hadistir.[43]

El Kattan, İsmail b. Ebî Halid. Kays. Hz. Osman’ın kölesi Ebû Sehle isnadıyla Hz. Aişe’den (r.a.) Efendimizi n (s.a.v) şöyle buyurduğunu rivayet ediyor:

«Bana Ashab’ımdan bir adam çağır, veya keşke Ashab’ım-dan biri yanımda olsaydı. Hz. Âişe der ki: Bunun üzerine ben. “Ebû Bekir?” dedim. Efendimiz: “Hayır.” buyurdu. “Ömer?” dedim, “Hayır!” buyurdu. “Amcan oğlu Ali?” dedim. “Hayır!” buyurdu. “Ya Osman?” dedim. “Evet!”buyurdu.

Âişe (r.a.) der ki. Osman geldiğinde Rasûlüllah (r.a.) “kal­kın” diye emretti. Ravî. Ebû Sehle der ki. Efendimiz (s.a.v), Hz. Osman’a bir takım gizli şeyler söyledi. Hz. Osman’ın rengi (dinledikçe) değişiyordu. Nihayet Hz. Osman’ın evde mahsur kaldığı fitne zamanı gelip çattığında biz ona, “Çıkıp çarpış mayacak mısın?” dedik de. bize:

-Hayır! Zira Rasûlüllah (s.a.v) bana bir şey vasiyyet et­mişti. Şimdi ben kendimi o vasiyeti yerine getirmesi için sa­bırlı olmalıyım, dedi.[44]

İsrail ve diğerleri Mansûr. Rıb’î isnadıyla El Berâe b. Na­ciye el-Kâhilî’nin (ki bu pek tanınmayan birisidir) İbni Mesv ût’tan (r.a) Peygamber’in (s.a.v) şöyle buyurduğunu rivayet eder:

«İslam değirmeni 35, 36 ya da otuz yedinci yıldan itibaren istikrar bulur. (Yahut Müslüman’ları değirmen gibi öğüten harp darp ve fitneler bu yıllardan itibaren başlar). Eğer bu ümmet (bu kargaşalıkta) helak olurlarsa kendilerin den önce helak olan milletleri n yollarını seçmiş olduklarından dolayı helak olur­lar. Yok helak olmazlar da din ve devletleri ayakta kalacak, bundan itibaren (en az) yetmiş yıl ayakta kalır. Ömer bunun üzerine bu yetmiş yıl şu otuz beş yıllık devrenin devamı ola­rak mı yoksa kendisinde n itibaren mi? diye sorunca Efendi­miz (s.a.v): “Kendinden itibaren.” buyurdu.[45]

[42] Buharî ve diğerleri Ebu Musadan bu hadiseyi şöyle anlatırlar:
-Efendimiz (a.av) bir İhtiyacı dolayısıyla Medine bahçelerinden birine gitmişti. Ben de ardı sıra gittim. Efendimiz bir bahçeye girince ben de bahçe kapısına oturup: “Bu gün peygamberi n kapıcısı ben olacağım.” dedim. Halbuki bana böyle birşey emretmem işti. Efendimiz ihtiyacını giderdikte n sonra oradaki kuyunun başına oturup baldırlarını açarak kuyuya sarkıttı. Ebu Bekir gelip girmek için izin istedi. Ben ona: “Sen böyle kal. ben senin için izin isteyeyim.” dedim. O da orada dikildi. Ben Nebi (s.a.v)e gidip: “‘Yâ Rasulul-lah! Ebu Bekir yanına gelmek için izin diliyor.” dedim. O da: “Haydi ona izin ver ve Cennetle müjdele.” buyurdu, Ebu Bekir girip Peygamberi n sağ tarafına geldi. O baldırlarını açıp kuyuya şardıttı. O arada Ömer (r.a) geldi. Ben: “Olduğun gibi kal! Ben izin alana kadar kıpırdama.” dedim. Peygamberi miz: “Ona izin ver ve Cennet’le müjdele.” buyurdu. O da Peygamberi n sol yanma oturup baldırlarını açarak onları kuyuya sarkıttı. Artık kuyunun ağzındaki çeperde oturacak yer kalmayacak kadar dolmuştu. Sonra Lsnıan (r.a) geldi. Ben ona da: “‘Sana izin alana kadar olduğun yerde kal!1’ dedim. Peygamber (s.a.v) ona “İzin ver ve beraberind e kendine ulaşacak bir bela olan bir Cennetle müjdele.” buyurdu. Osman, girip onların yanında oturacak yer bulamadı. O da dönüp onların karşısına geçti, kuyunun ağzına gelip baldırlarını açtı ve kuyuya sarkıttı. Ben o sıra kendimin öz kardeşi olan birinin olmasını temenni edip Allah’a yalvanyord um.
Saîd b. Müseyyeb der ki; Ben bu oturuş şekillerini onların kabirlerim e yordum. O üçü bir yerde birleşmiş iken Osman kabrinde de tek kalmıştır.
[43] Buharî Fazâilü Ashabın-Nebiyyi 62/5; Fiten 92/ Babü’İ Fitne elletî te’mücü; Buharî Tarih 1/172 : Hflyetü’I Evliya 1/3S: Müslim 2403: Tirmizi 3711: Beyhaki Delail 6/3SS. Hadisin bir kısım rivayetler inde bu kuyunun “Eriş” kuyusu olduğu sarih olarak geçmektedir. Miisned 2/165, 3/40S: Buharî Ede-bü’l Müfred 1151: Taberani 12/327: Tahavj Müskil 2/84
[44] Tirmizî 3795: îbni Mâce 54: Hakim 3/99: İbni Sa’d 3/66: Beyhakî Delâii 6/391; Miisned 6/52 (no. 24307).  1/58, 69.
[45] Tahavî Müşkilü’I Asar 2/236. Bu şekildeki rivayet Beyhaki Delail 6/393; Hakim 3/114, 4/521’de geçendir. Ama Ebu Davııd 4252’de ve Müsned 1/390. 393’teki hadiste soruyu soran İbni Mes’ut olup, Ömer değildir.
Zehebi metinde Berâe b. Naciye hakkında
İmam Zehebi, Tarihü’l-İslam,2/92-94
 

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: