Üveys El Karanî’den Bahsetmesi

El Cürayrî, Ebû Nadra, Üseyr b. Câbir isnadıyla Üveys el-Karanî hadisini olanca uzunluğuyla nakleder. Orada şu izahlar vardır: «Küfe halkından bir grup insan temsilci ola­rak Hz Ömer’in yanına gelmişlerdi. Aralarında Üveys denen bir adam vardı. Ömer (r.a): “Bunlar arasında Karanlılardan olan kimse var mı?” diye sorunca bu adam çağrıldı. Bunun üzerine Ömer (r.a) şöyle dedi:

“Rasulullah (s.a.v) bize anlattı ki: Yemen halkından birisi size gelecektir . Orada annesinden başka kimse bırakmamış tır. Kendisinde (baras hastalığı) beyazlık vardı. Allah’a bu ha­stalığını gidermesi için dua etmiş, Allah da onun (göbeğinde) bir dirhem büyüklükteki aklık hariç bu derdini gidermişti. Ona Üveys denilir. Sizden kim ona rastlarsa sizin için Allah’a istiğfar edivermesi ni rica etsin.”

Bu haberi Müslim kendi şeyhleri aracılığıyla El Cürayrî’ den kısaca nakleder. Yine başka bir isnadla kısaca anlatır.[36]

Hammad b. Seleme de El-Cürayrî. Ebû Nadra isnadıyla Üseyr’in şöyle dediğini anlatır:

-Yemen halkı Medine’ye geldikleri nde Ömer bu grupları misafir eder ve: “Aranızda Karan’dan kimse var mı?” diye so­rardı. Sonunda Karanlı’yı denk getirmişti, Ömer’in ya da Üveys’in hayvanının yuları yere düşmüştü. Ömer onu uzanıp aldı ve Üveys’i (peygamberi n) tavsife üzere tanıdı. Ömer ona: “Adın ne?” deyince: “Üveys.” diye cevap verdi. Ömer de: “Se­nin annen var mı?” diye sorunca, o: “Evet.” dedi. “Peki senin vücudunda baras aklığı var mı?” demesine de: “Evet, vardı. Allah’a yalvardım da onu benden aldı, ancak Rabbimi kendi ile hatırlamam için göbeğimin yanında dirhem kadar bir aklık kaldı.” dedi. Ömer (r.a) ona: “Benim için Rabb’imden af dileyi-ver.” deyince Üveys: “Sen benim için af dileyiverm e hakkına benden daha fazla sahipsin. Sen Allah Rasulü’nün arkadaş ısın.” dedi. Bunun üzerine Ömer (r.a): “Ben Rasulullah (s.a.v)i:

«Tabiînin en hayırlısı Üveys el-Karanî denen bir adamdır. Onun sadece bir anası vardır. Kendisinde baras aklığı vardı. Rabb’ine yalvardı da Allah o derdini giderdi. Sadece göbeğinde dirhem yeri kadar bir aklık kaldı.» derken işittim, dedi. Üseyr hadisin gerisini yukardaki gibi anlattı.[37]

Hişam ed-Destevâî. Katâde. Züâra b. Evfâ isnadıyla Üseyr b. Câbir’den şöyle dediğini nakleder:

Müzminlerin emîri Ömer (r.a). kendisine Yemen halkının (orduya yolladığı) destek kıtaları geldiğinde onlara: “Aranız­da Üveys b. Amir var mı?” diye sorardı. Nihayet Üveys’e rast geldi, ve: “Sen Üveys b. Amir misin?” dedi. “Evet.” deyince. Ömer: “Yani önce Muradlı sonra Karanh mısın?” dedi. O: “Evet.” diye cevaplayınca: “Peki sende önce baras hastalığı olup bir dirhem kadarı dışında sen ondan kurtuldun değil mi?” diye sorunca: “Evet.” dedi. “Annen var mı?” diye sorunca Üveys: “Var.” dedi. Bunun üzerine Ömer (r.a): Ben Rasulullah (s.a.v)i

«Yemen halkının destek kıtalarıyla birlikte size Üveys b. Amir de gelecektir . O Muradlı olup sonradan Karan’a göçmüştür. Baras hastalığı varken ondan kurtulmuş ancak, bir dir­hem kadarı kalmıştır. Eğer Allah’a yalvarsayd ı onu da iyileş tirirdi. Onun son derece hürmet ettiği bir annesi var. Eğer kendin için istiğfar edivermesi ni istemeye gücün yeterse böyle yap.» buyururken işittim;

Sen benim için istiğfar ediver, dedi. Üveys böylece Ömer’e istiğfar ediverdi. Sonra Ömer (r.a) ona: “Ne tarafa destek ol­mayı istiyorsun ?” diye sorunca: “Köfe’ye” dedi. Ömer de: “Pe­ki Köfe valisine senin için bir mektup yazayım da sana hayır­lı davranmala rını temin edeyim mi?” diye sorunca Üveys: “İnsanlar arasında sıradan zayıf biri olmak benim için daha iyi.” dedi.

Ertesi sene hac mevsimi olduğunda Köfe eşrafından birisi hacca gelmişti. Ömer ona Üveys’i sordu, ve: “Onu ne halde bı­rakıp geldiydin?” dedi. Adam da. “Eşyası az kötü bir evde idi.” dedi. Ömer (r.a): “Ben Rasulullah (s.a.v)i «Yemen halkının destek birlikleri yle birlikte size Üveys b. Amir de gelecektir . O Muradlı olup sonra Karan’a göçmüştür. Baras hastalığı var­ken, ondan kurtulmuş, ancak bir dirhem kadarı kalmıştır. Eğer Allah’a yalvarsayd ı onu da iyileştirirdi. Onun hürmet ettiği bir de anası var. Kendin için istiğfar edivermesi ni isteyebili rsen öyle yap.» buyururken işittim.” dedi.

Adam Köfe’ye dönünce Üveys’e geldi ve: “Bana istiğfar ediver.” dedi. Üveys: ” Sen hayırlı bir yolculukta n henüz yeni geliyorsun . Sen bana istiğfar ediver.” Adam: “Bana istiğfar ediver.” diye tekrarlayınca: “Sen hayırlı yoldan yeni geldin, sen bana istiğfar ediver.” deyip: “Ömer (r.a)ıgördün mü?” de­di. Adam evet deyince ona istiğfar ediverdi.[38] Böylece insan­lar Üveys’in derecesini anladılar. Böylece hayrı yayıldı. Üseyr der ki: Ben ona iyi bir elbise giydirdim. Artık insanlar bu halde onu görünce: “Bu nerde Üveys nerde?”der oldular.

Müslim hadisi olanca uzunluğuyla anlatır.[39]

Şerîk, Yezîd b. Ebî Ziyâd, aracılığıyla Abdürrahman b. Ebî Leyla’nın şöyle dediğini anlatır: Sıffeyn harbinde Muaviye taraflarından bir dellal Ali taraflarına «İçinizde Üveys el-Karanî var mı?» diye seslendi. “Evet.” dediler. Bunun üzerine o adam atını mahmuzlayıp Ali tarafına gelip katıldı ve ben Rasulullah (s.a.v)i:

«Tabiîn’in en hayırlısı Üveys el-Karanî’dir» derken duy­dum dedi.[40]

[36] Müslim 2524; Beyhaki Delail 6/375.
[37] Müslim 2542; Müsned 1/37, 39; Ukaylî Duafâ 1/50: İbni Sa’d 6/113; Hakim 3/402; Ebu Nuaym Hilyetü’I evliya 2/80. Şeyh Nasır bu hadisi Silsîletü’l ehadisi-s-Sahîhad 2/470. 471; Şerik ve Yezîd sebebiyle zayıf sayar.
[38] Burada cümle iki defa tekrar ediliyor. Fakat Beyhakî Delâilİnde bu haberi Müslimden değil kendi rivayeti olarak verir ve orada cümle iki defa tekrarlanm az. Sonunda Beyhaki hadisi Müslimde naklettiğini belirtir. Zehebi merhum burada Müslim’in lafzına değil Beyhak’iden aktarma ile yetindiğinden olacak bu ikinci tekrarı almaz. Biz tercemede Müslim metnini esas aldık.
[39] Müslim 2542 (225); Beyhaki Delail 6/377; Ebu Nüayiri Hılye 2/80; İbni Mübarek Zühd 59-61; İbni Sa’d 6/161; Hakim Müştedrek 3/403. Hakim hadisin sonunda: “Bu hadis Buharı ve Müslim’in şartlarına göre sahihtir. Ama onlar bunu kitaplarına bu siyakla almamışlardır.” demektedir . Bu onun yanılmasıdır. Zira hadis aynı siyakla Müslim’dedir.
[40]  Hakim Müştedrek 3/402; Ebû Nuaym Hılye 2/86; Beyhakî Delail 6/378.
Bu zayıf bir isnaddır. Zira Şerik ile Şeyhi Yezîd b. Ebî Ziyad zayıf kimselerdi r. Şerîk sika kimselerde n alırsa kabul edilir, ama infirad ettiği yerlerde hiç bir sika kimse ondan hadis almaz. Bu da böyle yalnız yaptığı rivayetler den biridir. Hakim hadisi sevkedip sükut eder. Zehebi de Telhisinde hiç ilişmez. Zaten Hakim’in maksadı Üveys’in Hz A1İ ordusunda bulunduğuna ispat eden habere bu haberi destek olarak sevkettiği ortadadır. Ancak haber üst haber ile hasen derecelidi r. 
İmam Zehebi, Tarihü’l-İslam, 2/87-91

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: