Vefat Tarihi

Süfyan-ı Sevri, Hişam b. Urve., babası Urve isnadıyla Hz. Âişe’den nakleder:
-Ebû Bekir (r.a.) bana: “Rasûlüllah (s.a.v) hangi gün vefat etmişti.” diye sorunca, “pazartesi günü” dedim. “Ben de o gün ölmeyi ümit ederim.” dedi. Sonunda o da aynı gün öldü. [13]
İbni Lehîa. Halib b. Ebî İmran. Haneş isnadıyla İbni Abbas (r.a.)’tan şöyle nakleder:
-Peygamberiniz (s.a.v) pazartesi günü doğdu, pazartesi günü peygamber oldu, pazartesi günü Mekke’den hicret etti, pazartesi günü Mekke’yi fethetti, Maide süresindeki:
«Bu gün dininizi tamamladım.»
(Maide 3) ayeti pazartesi günü indi ve pazartesi günü (s.a.v) vefat etti. [14]


İşte İbni Abbas’tan yapılan bu rivayette ki bazı kısımlara aykırı olarak rivayet edildi. Zira Ömer (r.a.) «Bugün dininizi tamamladım.» ayeti cumaya denk gelen arafe günü nazil oldu, diyor. Ammar b._Ebî Ammar ile yine İbni Abbas’tan da bu görüş nakledili yor. [15]
Mûsâ b. Ukbe de “Allah Rasûlü, Pazartesi günü Rebiul Evvel ayındaki Hilal in ilk doğacağı günü Güneş batmaya yüz tuttuğu sırada vefat etti.” diyor. [16]
Süleyman et Teymî de “Rasûlü Ekrem hastalığının onuncu gününde vefat etti. O gün Rebîül Evvel ayının ikinci günü bir pazartesi idi.” der. Bunu Mu’temir b. Süleyman, babasından nakleder. [17]
Vakıdî ise; Ebû Maşar yoluyla Muhammed b. Kays’tan şu bilgiyi verir:
-Rasûlüllah (s.a.v) on üç gün hasta kaldı ve on birinci hicri senenin Rebîül Evvel ayının ikinci günü bir Pazartesi ‘nde vefat etti.  [18]
Taberî de İbnül Kelebi ve Ebû Mihnef’ten “Efendimiz’in vefatı Rebîül Evvel’in ikinci günü idi.” diye nakleder.
Muhammed b. İshak, “Rasûlüllah (s.a.v) Medine’ye geldiği gün olan Rebîül Evvel’in on ikinci günü vefat etti. Hicretini tam on yıl olarak eksiksiz ikmal etmiştir.” der. [19]
Vakıdî, Abdullah b. Muhammed b. Ömer b. Ali, babası aracılığıyla dedesi Ömer b. Ali’den şöyle nakleder: [20]
-Rasûlüllah (s.a.v) Safer ayının bitiminde ki son Çarşamba gecesi hastalandı, Rebîül Evvel ayının on ikinci Pazartesi günü de vefat etti. [21]
(Efendimiz’in vefatı konusunda) buna benzer bir rivayette Âişe (r.a.) ile İbni Abbas’tan da nakledili r, Tabi haber saSıih ise… Saîd b. Ufeyr de buna itimad ettiği gibi Vakıdî’nin katibi Muhammed b. Sa’d da bazı alimlerde bu rivayetin doğruluğuna güvenmişlerdir. [22]
Zehebî der ki: Bize el Hidir b. Abdirrahm an el Ezdi, Ebû Muhammed b. el Bûnn, dedesi, Ali b. Muhammed el Fakîh, Abdürrahman b. Ebî Nasr. Ali b. Ebi’l Akab. Ahmed b. İbrahim, Muhammed b. Âiz, Heysem b. Humeyd, NVman isnadıyla Mehkûl’den şöyle nakleder:
-Rasûlüllah (s.a.v) pazartesi doğdu, pazartesi kendisine vahiy geldi, pazartesi günü hicrete çıktı ve altmış iki yıl ve bir kaç aylık yaşını ikmal ederek bir pazartesi vefat etti. Kendisine vahiy gelmeden önce kırk iki yaşındaydı. On yıl kendine vahiy geliyorke n (aleni davet etmeyip) gizlendi. Sonra Medine’ ye hicret etti. On yıl altı ay Allah yolunda çarpışarak eğleşti. Kendine yirmi yıl altı ay vahiy gelmesi devam etti sonra da vefat etti. Üç gün defnedilm eden bekledi. İnsanlar grup grup yanma gelerek cenaze namazını kıldıkları gibi kadınlar da böyle yaptılar.
Efendimiz i Ali b. Ebî Talib (r.a.) ile Fazl b. Abbas (r.a.) yıkadı. Abbas (r.a.) da onlara su veriyordu . Yemen işi beyaz, dikişsiz üç parça kumaş ile kefenledi ler. Yıkanıp kefenleni nce işte bu üç gün süre ile insanlar grup grup girerek ona cenaze namazı kıldılar. Bir grup girip kılıyor ve salat ve selam getiriyor ama cemaat yapmadıkları gibi biri Önlerine imam da olmuyordu . Böylece isteyen herkes kıldı. Bu da bitince Efendimiz defnedild i. Kabrine onu Abbas. Ali ve Fazl (r.a.) lar indirdi. İşte o zaman Ensar’dan birisi. “Rasûlüllah’ in ölümünde de bize katılın. Zira o (s.a.v) bize sağlığında katılmıştı.” dedi ve kabre inip onlarla beraber çalıştı. [23]
Bu haberi Muhammed b. Şuayb eş Şâbur da Nu’man ve Osman b. Muhammed el Ahnesî’den şöyle nakleder: -Rasûlüllah (s.a.v) bir pazartesi, gün battığında vefat etti çarşamba günü defnedild i. [24]
Urve’den de. Efendimiz in pazartesi günü vefat edip .rşamba gecesi (salıyı çarşambaya bağlayan gece)’nin sonun [25]ı defnedild iği, nakledili r.
Hasan-ı Basrî de, “Onun vefatı eylül ayı içinde olmuştu der. [26]
 (Zehebî) Derim ki; Her (hicri ay yılma göre) yılın başının ,uz üç yılda dolaşıp aynı noktaya gelmesi kesinleşmiş, herkesçe kabul edilmiş bir durum olduğuna göre. (Zehebî’nin 2ndi zamanına göre) 660 senede yirmi defa devran olmuşur. Efendimiz in vefatından hicri 703’e kadar yirmi bir tur. ı yılın Rebîül Evvel ayında tamamlanmış olur. Bu da, bu hicri Rebiül Evvel ayının Rebiül Evvel ayının şimdiki Teşrîn-i Evvel’in sonu ile ylül un başına denk gelir ki; gerisi Safer ayı olur. Mayıs ayı iuharrem’de olduğundan Temmuz ayının büyük bir bölümü 3 Zil Hicce ayında olur. Veda Haccı da Temmuza denk gelmiş oluyor. [27]
Ebu’l Yümn, İbni Asakir ve diğerleri derler ki: Efendi-tiz’in vefatının Rebîül Evvel ayının Pazartesi günü olması kansızdır. Ancak ayın ikinci pazartesi günü veya ona akın bir zamanda mümkün olur. Zira veda haccmda arafe ününün cuma’ya denk geldiği hususunda ki ümmetin icmaı ulunması ayın on ikisinde olması tasavvur bile edilemez, kesinlikl e Muharremi n başlangıcı ya cuma, ya da cumartesi oluyor. Buna göre de Safer ayının başlangıcı cumartesi, pa zar veya pazartesi den biri olabilir. Onlara göre Rebîül Evvel Pazar günü girmiş oluyor ki, bu imkansızdır. Zira arka arkaya gök ayının eksik (yani 29 gün) çekmesi imkan dışı bir şey. O zaman Rebîül Evvel’in Pazartesi olması daha uygun olur. Salı olması da (otuz çekerse) caiz olur. Eğer yeni ay Pazartesi girmiş ise, ki bu Mûsâ b. Ukbe’nin Rebîül Evvel’in Pazartesi günü vefat etti dediği görüşüdür. Buna göre de ikinci Pazartesi ayın sekizi olur. Eğer ayın ilk günü Salı idi diye kabul edersek o zaman Pazartesi günü de ayın yedisi olur. İkinci Pazartesi de on dördünde olur. Ama bir şey daha kalıyor: Mekke’de cuma günü arafe günü idi. Ama Medine’de Hilal in görünme durumuna göre arafe günü perşembe veya cumartesi günü olabilir. O zaman hesabı buna göre yapmak gerekir. [28]
İmam Malik’ten de, “Bana Efendimiz in pazartesi günü vefat ettiği ve salı günü defnedild iği haberi ulaştı.” diye nakledili r. [29]

[13] Beyhakî Delâil 7/233.
 [14] İbni SaM Tabakat 2/274; Beyhakî Delâil 7/233; Müsned 1/277; Fesevî el Ma’rife ver Tarih 3/251.
 [15] Müsned 1/2S; Beyhakî Delâil 7/234. Zehebî’nin bu dediği rivayeti İbni Le-hîa’dan Yahya b. Abdillah nakieder. Üst rivayeti ise Saîd h Ufeyr ve Mûsâ b. Dâvûd ed Dabbî nakleder.
 [16] Urve Meğazî s.222; Belazûrî Ensabül Eşraf 1/569; îbni SaM Tabakat 2/272; Beyhakî Delâil 7/234.
 [17] Beyhakî Delâil 7/234.
 [18] îbni SaM 2/272; Beyhakî Delâil 7/235
 [19] Taberi Tarih 3/215; Beyhakî Delâil 7/235.
 [20] Taberi Tarih 3/200; Beyhakî Delâil 7/235.
 [21] İbni SaM Tabakat 2/272; Vakıdî Meğazi 3/1120.
 [22] îbni SaM Tabakat 2/272. 274.
 [23] Bu haberi Beyhakî Delâil 7/255’te ayrı bir İsnadla Mekhûl’den nakleder. Mekhûl Tabîİn’in ileri gelen bir siması ise de haber Mürseldir. Haberin son kısmı İbni Mâce’de de geçer. Hadis no. 1628.
 [24] İbni Sa’d 2/273’te el Ahnesİ’nin rivayetin i verirken Nu’man’in bu haberin Beyhakî Delâil 7/255’îe nakleder.
 [25] Bu haber Mürsel gibi veriliyor sa da Müsned 6/110’da hadis Hz. Âişe’den müsned olarak nakledili r. Ayrıca Urve’nin haberleri hep teyzesi Hz. Âişe’den dir. Bak İbni Sa\l 2/773.
 [26] Hasen-i Basrî’nin belirttiği de Miladidir .
 [27] Zehebî’nin bu hesabı gerçekten çok orjinaldi r.
 [28] Bu hesabı daha sonra Timur’un torunu Sultan Ulug Bey, uzun yıllar tecrübe ederek geliştirmiş ve ne gün ne zamana denk gelebilec eğini harika bir cetvel ile ilim dünyasına sunmuştur.
 [29] İbni Sa’d Tabakat 2/274,
İmam Zehebi, Tarihü’l-İslam, Cantaş Yayınları: 2/327-331

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: