Bedir Savaşında Cereyan Eden Diğer Hadiseler

Bu bölüm, daha önce (özet olarak) sunduğumuz kısımlara bir nevi şerh ve izah mahiyetin de bir ektir.
İsrail, Ebû Ishak -Amr b. Meymun isnadıyla Abdullah b. Mes’ût (r.a.)’un şunları anlattığını rivayet eder:
– Sa’d b. Muâz, Ömre yapmak üzere yola çıkıp Mekke’ye varınca Ümeyye b. Halefe misafir oldu. Ümeyye’de Şam’a giderken Medine’ye vardığında Sa’d b. Muâz’da konaklardı.


Bu sefer Ümeyye Sa’d’a: “Şimdi acele etme de geceyansm a kadar bekleyip insanlar el etek çekince gidip tavafını yap” diye tenbih etti. O da bu sözü ma’kul buldu. Gece yarısı tavafını yapıyorken Ebû Cehil yanma gelip, “bu vakit Ka’bede tavaf eden de kim ola?” deyince, Sa’d (r.a.); “Ben Sa’d’ım” dedi. Ebû Cehil’de, “Muhammed ve arkadaşlarını aranızda barındırırsınız, birde güvenle Ka’be’de tavaf yaparsın ha!” dedi. Bunun üzerine birbirler ine bağırdılar.
Ümeyye arkadaşı Sa’d’a: “Sesini Ebû’l-Hakem’in sesinden fazla yükseltme! Zîra O bu vadinin lideridir” dedi. Duruma kızan Sa’d da;
“Allah’a yemin ederimki, sen beni tavaftan menedecek olursan bende senin Şam’a giden ticaret yolunu keseceğim” dedi. Bu ara Ümeyye b. Halef, Sa’d’ın daha ileri gitmemesi için onu tutuyor ve bir yandanda “sesini yükseltme!” diyordu. Ona kızan Sa’d, “Sen beni bırakta yanırn-dan uzaklaş. Zîra ben Muhammed (s.a.v.)’den “Seni öldüreceğini iddia ettiğini” duydum, dedi. Telaşla “benimi öldürecek?” dedi. Sa’d “Evet seni” deyince Ümeyye, Vallahi Muhammed bir söz söyledimi asla yalan söylemez” deyip derhal hanımının yanına varıp; “Haberin varmı Medineli kardeşim ne diyor?” dedi. Hanımı, “Ne diyor?” deyince, “O, Muhammed’in beni öldüreceğini söylediğini, duyduğunu iddia ediyor,” dedi. Kadın da; “Vallahi Muhammed yalan söylemez” dedi.
Bedir harbine çıkarlarken yardıma çağıran dellal gelince, karısı ona; Medineli kardeşin sana ne dediğini hatırlamıyor musun?” deyince harbe gitmek istemedi isede Ebû Cehil, “Sen bu vadinin eşrafısın, bir iki gün olsun gel dedi. Oda iki gün yol alınca, Allah canını aldı. [35] Bu haberi, Buharı rivayet etmiştir.
Yine Buharî aynı hadiseyi İbrahim b. Yûsuf (b. İshal) b. Ebî İshâk es-Sübey’î – babası aracılığıyla dedesi Ebû İshak’tan o da Amr b. Meymûn vasıtasıyla İbni Mes’ût (r.a.)’tan nakleder. İşte Buhari’nin bu rivayetin de şu fazla bilgiler mevcuttur:
Bedir günü olunca, Ebû Cehil insanları harbe da’vet etti ve “Haydi kervanınıza katılıp, onu yalnız bırakmayın” dedi. Ümeyye yola çıkmak istemedi. Ebû Cehil ona gelerek: “Yâ Ebâ Safvân! Sen bu vadinin seyyidi olarak çıkmazsan, insanlar senin harbe gitmediğini görünce sana uyar, onlarda gitmezler .”dedi
Ebû Cehil, Ümeyye’nin yakasını bir türlü bırakmayıp sonunda onu ikna için, “Sen bana galip gelecek olursan vallahi ben sana Mekke’nin en kıymetli devesini alacağım” dedi. Daha fazla dayanamay an Ümeyye, hanımına, “Yâ Ümm-ü Safvân! Benim yol hazırlığımı tedarik et” dedi. Hanımı da, “Yâ Ebâ Safvân! Sen Medine’li kardeşiyin sana söylediklerini unuttunmu?” deyince Ümeyye; “Hayır unutmadım. Ben bunlarla fazla uzağa gitmek istemiyor um.” dedi. Ümeyye her konakladığı yerde ileri gitmemek için – devesini bağladı. Ama o böyle, böyle giderken Allah onun canını Bedir’de alıverdi. [36]
Zührî derki:
Peygamber (s.a.v.) ile arkadaşlarından Bedr’e gelenler, Ebû Süfyan’ın Şam’dan getirmekt e olduğu kervanın yolunu kesmek için yola çıkmışlardı. Ama Allah c.c, her iki tarafı, harb için bir kararları ve anlaşma tarihleri olmadan biraraya getirdi. Nitekim Allah c.c. Enfal 42’nci âyetinde:
“Hani (O Bedir günü) siz vadinin (Medine’ye) yakın tarafında, onlarda uzak tarafında idiler. Kervan da sizin daha aşağınızda bulunuyor du. Eğer -buluşmak ve karşılaşmak için önceden- karşılıklı anlaşma yapmış olsaydınız -bile- kesinlikl e buluşma yerinde -şurası yada burası diye- ihtilaf edecektin iz.
Lâkin Allah(cc) (daha önce size “Mü’minlere yardım etmek bizim üzerimize bir hak olmuştur.” Aye-tiyle söz verdiği) kesinleşmiş işini yerine getirmek için sizi ansızın karşılaştırdı. Taki helak olan kimse açık bir delille helak olsun. Yaşayanda açık bir delil ile yaşasın Allah c.c. kesinlikl e işitici ve bilicidir” buyuruyor . [37]

[35] Buharî Cilt 4 Sayfa 184, 185; Kitab 61/25; Müsned 1/400; Beyhakî Delâil 3/25, 26.
[36] Buharî Meğazî 64/2; Beyhakî Delaif 3/26.
[37] Buharı Tefsîr 65/18; Hadisna 4677.
İmam Zehebi, Tarihü’l İslam  Meğazi 3/55-58

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: