Bedir’de Şehit Olan Ve Öldürülenler

Yine İbni Lehî’a ile Mûsâ b. Ukbe derlerki:
Bedir’de Öldürülen Müslüman sayısı; altı kişi Kureyş’ten, sekiz kişi Ensar’dandır. Müşriklerden ise kırk dokuz kişi öldürülmüş, otuzdokuz kişi de esir alınmıştır. [106]
İbni îshak derki:
Kureyş’ten dört muhacir, Ensar’dan da yedi kişi şehid edildi. Müşriklerden ise kırk küsur kişi katledild i, kırkdördü esir alındı. [107]


Zûhrî de, Urve’nin; “Müşrikler müthiş bir bozguna uğrayıp, yetmişten fazla kâfir katledild iği gibi bir o kadarı da esir alındı” dediğini
rivayet eder. [108]
Urve’nin bu rivayetin in en doğru rivayet olduğuna Sanıh-ı Buhârî’deki Berâe b. Azib (r.a.)’in hadisi şahittir. Berâe; “Unut günü Allah Rasûlü okçuların başına Abdullah b. Cübeyr (r.a.)’i ta’yin etmişti. Bu okçular elli kişiydi. Uhut harbinde onlar birden yetmiş kişiyi vurdular. Bedir günü ise, Peygamber imiz ve arkadaşları Müşriklerden yüz kırk kişiyi avladı, yetmişini öldürüp yetmişini esir aldılar” diyor. [109]
Hammad b. Seleme de, Hişam b. Urve -babası Urve- isnadıyla Üsâme b. Zeyd (r.a.)’ten şöyle nakleder:
– Bedir harbine gidilirke n Peygamber (s.a.v.) hasta olan kızı Rukiyye’ye bakmak üzere Üsâme b. Zeyd ile Osman (r.a.)’ı Medine’de bırakmış idi. Harb bitince Zeyd b. Haris’e Peygamber imizin el-Adbâ namlı devesi üzerinde zafer müjdesi vermek üzere Medine’ye gelmişti. Üsâme bu olayı anlatarak derki: “Bir haykırma işittim ve dışarı fırladım, baktım ki, babam müjde getirmiş. Vallahi ben bu söze esirleri görünceye kadar inanamadım. Rasûlüllah (s.a.v.) harbe katılmayan Osman’a kendi hissesind en pay vermişti.” [110]
Abdûn b. Osman derki: Bize Abdullah b. Mübarek, Abdürrahman b. Yezîd b. Câbir’den, o da San’a halkından, Abdürrahman adlı birinin şöyle dediğini anlattı:
Necâşî yanına gelmeleri için Ca’fer b. Ebî Talib ile arkadaşlarını yanına çağırdı. Necâşî’nin yanma girdiler. Üzerinde iki hülle (elbise) olup toprağın üzerinde oturuyord u. Ca’fer derki, “biz onu bu halde görünce doğrusu biraz çekinmiştik. Necâşî bize, “size sevineceğiniz bir müjde vereyim. Sizin orada bulunan bir istihbara tçım geldi ve bana “Allah’ın Peygamber ine zafer verip düşmanlarını da helak ettiğini, falan ve falanın öldürülüp falan ve falanın da esir edildiğini, iki ordunun (misvak yapılan) Erak ağaçlarıyla kaplı Bedir denen bir vadide karşılaştıklarını” haber vererek “ben orada Damra kabilesin den bir ağanın hayvanlarını otlatıyordum, hâlâ harb manzarası gözümün ö-nünden gitmiyor dediğim” söyledi. Ca’fer:
“Siz ne için kuru toprağa oturdunuz, altınızda hiç bir sergi yok. Hem üzerinizde bu eski elbise?” dedi. Bunun üzerine Necâşî:
Biz Allah’ın Meryem oğlu isa’ya indirdiği âyetler arasında “Allah kullarına bir nimet bağışlayınca kulların tah’dîs’i-ni’met olarak bunu bahsederk en mütevazı olmaları kullar üzerine bir Allah hakkıdır” âyeti
de vardı. Allah Peygamber ine zafer vermekle, bana bir nimet ihsan ettiğinden dolayı, bende bu şekilde mütevazı olmaya çalıştım, dedi. [111]
Buna benzer bir hikayeyi, Vakîdî’de Meğazî adlı eserinde senetsiz olarak nakleder. [112]

[106] Beyh. Delâil 3/122, 123.
 [107] Beyhakî Delâil 3/123. îbni Hişam
 [108] Beyhakİ Delâil 3/124
 [109] Buharı Meğazî 64/10. hadis no 3986; Beyh. Delâil 3/122; Ebû Dâvûd Cihad bab 106; Müsned 4/293, 294.
 [110] Hâkim Müttedrek 3/217, 218; Beyhakî Delâil 3/130, 131.
 [111] Beyhakî Delâil 3/133, 134. Lakin görüldüğü gibi seneddeki San’alı Abdürrahman meçhul-dür. Zehcbî sanıyorum bunu aşağıdaki vakıdi hadisesin i göz önüne alarak naklediyo r.
 [112] Vakıdî 1/120, 121.
İmam Zehebi, Tarihü’l İslam  Meğazi 3/125-127

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: